14 Aralık 2010 Salı

Radiohead i dinlerken bende garip duygular uyandırıyor.onunla sevişirken karma police şarkısını açmıştım.şimdi o aklıma geldi.ve ben yine bir eskimizi daha hatırladım.insan beş yıl boyunca hangi anısından nasıl kurtulabilirki...sanırım kendimden kurtulsam daha iyi !
penceremdeki perde yarı aralanmış ve yatağımda sere serpilmiş kıyafetlerim...orda burda çanta ve ayakkabılarım...odamda darmadağın hayatım gibi...düzene sokmaya çalışırken kendimi hep herzaman daha fazla darma duman ettim.
kendimi hep hasta gibi hissediyorum.bir insanın ruhu nasıl iyileşirki...nasıl dokunabilirim kendime dokundukca daha cok kanıyorum.
ne işime ne okuluma ne de hayatıma odaklanabiliyorum.artık birkaç satır kelime yazarken bile zorlanıyorum.
silkeliyorum kendimi ama üzerimde hiç bir kirli çıkı kalmamışcasına tükenmiş herseyim sanki sıfırlamışım herseyi, birtek o hariç...

8 Aralık 2010 Çarşamba

eksileri artılayamamak...

Herkesin merak ettiği bir ülkede yaşıyorum.Küçük adamların arı gibi çalıştığı bir ülke...ben çok fazla birşey yazamıyorum.belki ifşa olma endişesi belki içimdekilere çok fazla odaklanmamdan kalemim kısırdöngü içerisinde...yurtdışına gitmek istedim.arınmak istedim kötü huylu hallerimden huzursuzluklarımdan terkedilmişliklerden...
ama pek beceremedim ben bu işi...kendi kendime gözlerim gördüğü için ellerim ayaklarım tuttuğu için ve hala nefes alabildiğim için ne kadar şanslısın kızım diyorum.telkinler kandırıkçı oyunlara başvuruyorum kendimce bana mısın demiyor.yemiyor yediremiyorum kendime...insanın kendisini mi kandırması zor yoksa başkasını mı?
çok kalabalık ve gürültülü bir ülkede çok yalnız ve sessiz kaldım.bazen benim için dayanılmaz bir kalabalığın içinde buluyorum kendimi.herzaman seyretmeyi sevdim ama asla içinde olmayı değil...
hiçbirzaman pozitif olmayı başaramadım.bu kadar negatiflik içinde nasıl başarabilirdim ki...eksileri artilayamadım.
her sayfamı açışımda birkaçtane blog yazısı okuyorum.normalde bu zamana kadar hiç yorum yazmadım bloglar hakkında kişiye özel bir yorumla kapatmıcam yazımı...
ama ne gariptirki burası bile reyting savaşına dönmüş...hiçbiryerde huzur yok...çıkarsız bir alan yok...

7 Aralık 2010 Salı

Burda Bir Kadın Var İçi Dapdaracık ! ! !

içimde boğucu kasvetli bir hava var.içim dapdaracık...kronıkleşen bir mutsuzluk var iliklerimde...bakışlarımdan kirpiklerime düşen siyah beyaz anlar heryerdeler...
çok mutsuzum bu nasıl anlatılırki ya da benim gibi umutsuz bir vakaya ne yapılabilir.mutlu olmak gibi bir gayem yok belki ama bu kadar da mutsuzluğun içinde arbedeye uğramak istemiyorum.benim elimde diyen ahmaklar benden uzak dursunlar.hayat boktan ınsanlar ise daha boktan...herkes hersey sadece bir an için yaşıyor.ne yaşarsak kar öyle ya...

28 Kasım 2010 Pazar

Boşluksal Geyiğim

yazı yazmak neden bir işkence haline geldi bilmiyorum.kendimi darmadağın ediyorum.öyle mutsuzum ki sanki bu benım doğal halim ben annemın rahmınden böyle fırlamısım gibi!zor sacma sapan işlerle uğrasmaktada üstüme yoktur.sankı ne varım ne yokum nerdeyım bilmiyorum.
cuma gecesınden beri bir arkadaşla ot hush kullanıyoruz.sardı cigaralıkları içtik.kafam hic bir mılyon olmadı aksine beni cin gibi yaptı.alkol su gibi sigarayı ekmek gibi yedim.
içimdekini sürekli öfke ve kinle beslemekten yoruldum.her dışarı çıktığımda hoşuma giden her erkekle yatmak istiyorum.ama olmuyor olmuyor lanet olsun orospu olmak istiyorum onu bile beceremiyorum gelemem yapamam deyip eve yollanıyorum.
deli gibi dans ediyorum içiyorum şimdi arada birde sanırım ot kullanıcam.ihtiyacım var sakinleşmeye...nasıl olcak bilmiyorum sürekli bir savaş halindeyim herseyle herkesle ve en cok onunla!
şu sıralar konuştuğum birden fazla erkek var hiçbiri sarmıyor.yetmiyorlar bana doyuramıyorlar içimdeki boşluğu!
hayatım şuan ayaküstü sevişmelerin verdiği dozajlarla devam ediyor.heryerim alev alev sanki bir yeri söndürsem diğer tarafım tutuşuyor.

14 Kasım 2010 Pazar

Tümden mi gitmek lazım herşeyden?

bir mesaj daha attım ona ve...
Ve Tanrım neden ya neden bu soru beynimi yiyor.ruhumu yavaş yavaş bir fanusa damıtıyor.hiçir parçam bir parçama değmiyor.hissiyatsız bir halde sağa sola deli gibi çarpıp dururken kanayan yerlerimi öylece izliyorum.
neden kurutulamıyorum caba göstermiyor muyum?onun bana giydirdiklerinden soyunup cırılcıplak bırakmadım mı kendımı???
her gün bu gercekliği kabul etmeye çalışmak ;
seni, tanımadığım yüzlere anlatmak kendimi senin nasıl bir serefsız bir adam oldugunu başka agızlardan dolaylı bir sekılde ikna ettirmeye çalışmak!
Sogumuyorum yorulmuyorum bu cehhenemde yanmaktan sanki...müstahak mıyım ben buna kimbilir belkide?ben herseyden vazgecerken senin için,sen birşeyden bile vazgeçmeyi bırak benden vazgecip gittin.
ben herseyle senin için savaşırken sen sadece savaş naraları atıyormuşsun.tek başına çarpışan ve durmadan sana yenilen ahmak ben!
yazmak istemiyorum işte istemiyorum hiç bir bok yapmayı! dokunamıyorum hala kendime bütün kelimelerim agzımdan yalpalayarak çıkıyor.içinde birsey öldürmeye calısırken ınsan aslında hep kendıne dair bütün güzellikleride öldürüyor.bir bir asıyorum şimdi herseyi ipini çekmeye gücüm yok ama kendi ipimi çekebiliyorum tümden mi gitmek lazım herseyden?
buralarada zaten hiç alışamadım hiçbirseye alışmak ıstemıyorum sanki inatla teslim etmiyorum bu sehre kendimi... çok üşüyorum ısınamıyorum içimde hep bir lodos var. biri beni alsın iyileştirsin istiyorum.bu koma halinden çıkmak gözlerimi actıgımda daha önce görmedigim bir göze bakabilmek ve yeniden ısınabilmek bu buz kütlesinden çözülmek istiyorum.

http://fizy.com/#s/1ls3lk


So maybe Im a masochist
I try to run but I dont wanna ever
Til the walls are goin up
In smoke with all our memories ...


24 Ekim 2010 Pazar

Hayatın geri vitesinde takılı kaldık!

bi yerden bi yere taşınmak hele birde benım gibi eşyaları cok olan bır hatunsanız kıyafetlerım artık eziyet halıne geldi.ordan oraya taşın dur onlarla!oyüzden onları üstüme yük etmedim kargoya verdim sevgili 60 kilomu,kargo çinde çok ucuz ucakta yanıma alsam daha pahalıya mal olucak ayrıca hamallığından da kurtulmuş oldum.
uzun zamandır internetim yoktu.kendilerini çok özlemişim.buraya ne yazdıgım bellı olmayan mekanımı da özlemişim.
artık benım de bir evim var ilk defa evde kalıyorum öğrencilik hayatımda hep yurtta kaldım oda arkdasları falan tanısma faslı cogu zaman benım için eziyet halıne geliyordu.
şimdi evimi bir çinli ile paylaşıyorum.şirin akıllı bır hatun!
neyse bana gelelim okulum eskı okulumdan iyi degil pek sevmedim sınıf arkadaşlarımıda tanımıyorum.bende yaklaşmıyorum zaten kimseye...
iki haftadır içmiyordum ama dün yine ne bulduysam içtim midem iflas etmiş bir durumda...içkileri karıştırmak bana hiç iyi gelmiyor ama işte bile bile bazen aptallıgı tutar ya ınsanın gözünü kapatır bende o hesap işte!taksiyi dakkada bir durudurp kusucam agbi dur edasıyla faciaya döndü.
dün çok içmek istedim şuursuzca o hayatımı felc eden benı kangren eden varlık benım bir arkadaşımı aramış.kendimi nasıl bir arabesk duruma sokup içler acınası bir ruh halıne girdiğimi nasıl anlatılır ki....kadir amca ile türkan teyzemizin filmlerini gectı benım bu adamla olan ilişkim...neyse ekim ayının ortaları bunun dogum günüydü biz nekadar kötü olursak olalım ben hep dogum gününde ona mesaj atmışımdır.ama bu sefer bende öyle birsey oluşturduki öldüresim var onu !bana acı cektirdigi her bir gün için ona bir bıçak darbesi ile karsılık vermek ıstıyorum ama öldürücü darbeler degil kendi kanında boguldugunu izlemek istıyorum aynı benım gibi...
yani durumum iyi değil sanırım bana sacma salak mesajlar atıyor.derdi ne anlamıyorum ki ne ondan gitmeme izin veriyor ne de ona gelmeme...öldür beni daha iyi ya resmen ip atlıyorum durmadan hayatımın vitesini onun yüzünden geriye atmaktan sacma sapan bir ruh hali edindim.bır rahat ver huzur ver dimi bak seni arıyor muyum soruyor muyum kırdım dizimi götümün üstünde başka adamlarla kırıştırıyorum.
ben bu duruma nasıl geldim anlamıyorum.ağlama duvarı gibi hissediyorum kendimi ...keşke bok gibi olsam en azından biri sifonu ceker temizlenirdi ortalık.ama ben ne haldeyim bilmiyorum.ne yapmak istedigimi hiçbirsey bilmiyorum.sadece hersey midemi bulandırıyor herkesin agzına kusasım var...

http://fizy.com/#s/1lut3n

6 Ekim 2010 Çarşamba

Kaçak bir ben!

bazen içim dışımda kol gezerken boylu boyunca onu izlerim.tanımak için zorlarım hafızamı sanki daha önce karşılaşmışız ve bir selam verip geçiştirmişiz birbirimizi...

gözlerimin kapalı aralığından sızan bir ışık gibiydi diğer yanım ama ben ısrarla gözümü kapatıp yürümeye devam ediyorum.


öyle yabancı eda ile gülümseyip uzaklaşıyoruz yine birbimizden!

5 Ekim 2010 Salı

Acımsıtrak...

   ne zaman canım çok yansa dizlerimi karnıma çekip derin derin içime giren acıyı  vermeye çalışırım.çocukluğumu hayal etmeye başlarken birden irkilip en az şimdi olduğum kadar hırçın ve şikayetçi bir sübyan olduğumu ve katlanarak büyüyen dikliğimin keskinliğinde bileylenir dururum.
sonra anımsadığım bir şey daha vardı.annemin bana hep o çok istediğim sindy bebeklerden almayışına içerlenip suratımın ekşiyen yerlerinin büzüşmesini izlerken aynada, şuan bile hala eksikliğini hissetirecek kadar büyüyemediğimin farkına varıp hergün biraz daha çoğalmaktan hiçliğe soyunurum.
hissiyatsızlığımın en üst katından bir bir atarım aklımdan geçenleri...ama bir tanesi... her onu aşağı atmaya çalıştığımda asılı kalır yıllanmış düşüncelerimin arasında!canımın kırıkları batarken canıma, acımsıtrak tad hala bünyemde...

29 Eylül 2010 Çarşamba

sabıkalı ilişkiler içersindeyim!

   iliklerime kadar üşüyorum.zamanında hiç ettiğim harcadığım hersey yüzüme bir bir şamar gibi çarpıyor.beni seven ve benim sevmeyip götümün kalktığı zamanlar goodbye dediğim adamlar sizleri özlüyorum.hepsi bir bir canımı yakıyor şuan!
   günah cıkartma zamanım sanırım!hepsini bir bir arayıp bakın bir adam girdi hayatıma ve size yaptıklarımın hepsinin öcünü alıp gitti!affederler mi acaba?
korkuyorum kendımden acı bile hissetmiyorum hiçbirsey hissetmiyorum.herseye karsı öyle nötürüm ki...
   yazılar yazardım artık yazamıyorum.kilit vuruldu sankı elime en büyük hayalım birgün bir kıtabım olması biliyorum kalemim kuvvetlı ve bana malzeme lazımdı sadece!ve ben elimdekilerin hepsini harcadım.
tanımadıgım bır adamın yatağına gırıp gozumu yummak ıstyrm kollarında ve sonra sabah kalktıgımda gıtmıs olmasını isterdim.
uyuyamıyorum uyutamıyorum artık kendımı!
hergecen gün kendımı yalnızlaştırdım.hayat ,hergecen gün daha fazla öfkemı toplayıp çarpmaya devam edıyor.
ve benı ayakta tutan sey o!
şimdi bütün aşklarımdan vaftiz olmak istiyorum...
 

21 Eylül 2010 Salı

yer dip köşe...

sıkılıyoum ya sıkıyor beni birsey buralarda...bugünde regl oldum zaten nefret ediyorum dengesizliğimin dibine vuruyorum iyice!ağlamaklı gülmeli öfkeli krizler arka arkaya mı gelir bir insanda?burda yediğim yemek sadece aksam üzerine dogru ,  onun dısında diğer öğünlerim yalan oluyor.kahvaltı denen zıkkımı cok severim ama o da burda yok!kurban olsunlar tuaerqi zoufan a onlar ...
neyse ilaç içtim. dedim :aç karna iyice kötü olucam barı jıaozi yiyim dedim ama resmen beynim döndü.uzun zamandır hiç böyle kötü regli olmamıstım.iki üç lokma yedim kendimi odaya zor attım.tansiyon yerlerdeydi.
neyse bıraz dınlendim kendime geldim aksamda klübe gitmek istiyorum içmek içmek ve dans etmek ıstıyorum.içimde doymak bilmeyen bir pıskopat var ne yapsam mutlu edemıyorum onu!
beni içine dogru yutuyor kara delik gibi...
artık yazı da yazamıyorum kelimelerde bi yerde sarhoş ayılamamış...
her yerde dip not gibiyim
 a qum yazamıyorum işte kalsın!

19 Eylül 2010 Pazar

Hızlı bir Giriş!!!

tr saati ile saat 01:00 Çin saati ile 06:00 da giriş yaptım odama...dün bu sehrin disko kralı Jeffin ewinde toplandık.eğlendık yedık ıctık...türk usulü mangal la costu millet içkiler desen su gibi akıyordu.bense nezaman tek kalsam basımda bır tane atmaca korkuyorum yaklaşmaktan hersey anlık aslında severım heyecanları bağlı kalmamayı cekıp gitmeyi ama bu bi başka ya tensel buluşmalar oynasmalar sanırım benım ruhumda boşluk acıyor gelemıyorum kendıme günlerce...
dün cok eğlendim ama sabaha kadar dans ettimmmmmmmmmm...!
hiç oturmadım götümün üstünde çok özlemişim.şimdi ben burdan gidicem ya ortam güzelleşmeye basladı ayar eder benı bu durumlar zaten!
şimdi burdakı vize işlemlerimin bitmesini beklıyorum kımıldayamıyorum bir haftadan fazla burdayım ve sonra çin in en soguk sehrlerinden birine dogru yol alıcam...
ha bu arada tr deyken dövme yaptırdım en sonunda, canım ınanılmaz yandı her iğne batısında küfürler havada ucuyordu...bu kadar canımın yanacagını tahmın etmıyordum ama orjınal oldu güzel oldu değdi canımın yanmasına!
sanırım maniclik dönemım geciyor kendımı eğlencenın dibine vurucam.
 cehennemde yanacaksam bir sebebi olmalı öyle ya!

17 Eylül 2010 Cuma

Yokuşum Kendime Ben

45 gün ne cabuk gecti.sayılı gün cabuk gecer öyle ya!yine cin deyım ama tr ye gelmem benım için hiç iyi olmadı.bütün dengesizliğim uğursuzluğum vurdum duymazlığım üstümdeydi.evde hiç duramadım ipini koparmıs danalar gibiydim.yenı adamlarla tanıştım onlarda en az diğeri kadar serefsizdi.hersey ıstedıklerını alıncaya kadar!
kendımı nasıl hıssettıgımı bıle bılmıyorum kotu bıle hıssetmıyorum ki...nasıl bır zaman benı kendıme getırır ki ya da nasıl birsey tekrar yenıden off neyse ben kacar..

3 Eylül 2010 Cuma

Hakettiğin Yerdesin !!!


        ......................................biraz önce bana aldıgı tek taş yüzüğü wc amcaya atıp sifonu cektim!!!
kendımı öyle garıp hıssedıyorum ki ne doluyum ne boş ne varım ne de yok!yine ayarı bozulmuş bir şekilde freni patlamış bir araba gibi hız alıyorum hayatta...çok çabuk silkelendim gözüm cok cabuk acıldı.maymun gözünü açtı ha :)
canım hiç yazı yazmak istemıyor.sanki bütün sessiz harflerımı ipe astım seslilerde alayına ısyan bir sekılde kızım bır bas git edasında...
artık hıcbırsey umrumda degil hiçbir kaygım yok ne yasarsam kar!hayat yeterınce zor öyle ya kımsenın benıde mutlu etmesını bekleyemem mutlu olmak ıcın mutluluk cubuguda taktıramam.kendı kendıme hayatın orgazmına ulaşmam lazım!
uzun lafa gerek yok anlatacak bırseyımde yok aslında okadar cok sey varki ama gözümün önünden gecıp gıden hiçbirsey umrumda değil!

30 Ağustos 2010 Pazartesi

bu rüzgar çok sertti...ve esti geçiyor!

yazmak istemedim kendimi hazır hissetmiyordum.her konuşmanın sonunda onunla bitirdiğim sus pus kelimelerim vardi dilimin ucunda...şu sıralar garıp şeyler oluyor anlamlandıramıyorum ama korkuyorum sadece tutunup asıldıgım birşeyler oldu sanki...
kendimi istanbul dısına bir sahil kentine attım.
bır yerden iş teklıfı geldi
Çin de ki okulumu değiştiriyorum
Çin li bir firmada parttime işe başlıcam
başlangıc yaptım herseye! arınmaya calısıyorum üzerimdeki bu acınası hallerımden ,acizliğimden ...
kendimi nasıl da kaybetmişim nasıl da değersizleştirmişim varlığımı onun ellerinde un ufak olmama izin vermişim.gözlerimden gitmiyor beni öylece bırakıp gitmesi bizi ezip geçmesi...
bak işte dönüp dolaşıp ona geldim neden yazayım ki ya da neden konusayım?
tanımadıgım yüzlerde farklı kelımeler arıyorum şimdi...nekadar az dile getirirsem okadar cabuk küflenip yok olur bu yaşanmışlık!

11 Ağustos 2010 Çarşamba

Sırtıbıçakta bir bitiş daha senden!

beş yılı arkasını dönüp öylece beni bırakıp gitti.dün taksimlerde zırlaya zırlaya yürüdüm.yalvardım,ezildim,kıvrandım.nasıl bir ızdıraptır nasıl bir güc benı ayakta tutacak.yazılcak çok sey var ama elim varmıyor ki...içimin yavaş yavaş öldüğünü hissediyorum.kendimden bu içimdeki kabir azabından kurtulmak istiyorum.beddualrı sıralayıp diz cöksün istiyorum.bir adam yüzünden ülkeyi terk ettim şimdi onu görmek ıcın geri geldiğimde bızım adımıza alınan kararla idam sephasında sallandığımızı görüyorum.

 ben iyi bir adam degilim benden uzak dur !

ben senin iyi bir adam olmadıgını zaten biliyordum.ben mükemmel bir ilişkı istemedim.bütün dünya ona karşı olsa ben yine onunlaydım herseyımle...o ise herzamanki gibi sırtıbıçakta bir gidişle kanrevan ıcınde beni kanamalı bir sekılde bırakıp gitti.yavaş yavaş ölüyorum sanki...
ben onunla beraber bir masala inandım ama masalların sonu hep güzel biterdi di mi?ben onunla büyüdüm büyürken sabretmeyi sevmeyi öğrendim.ayrılıgın sevdaya da dahil oldugunu...

2 Ağustos 2010 Pazartesi

Tek güzel olan şey...

Türkiye ye
                   
                 geliyorum...

27 Temmuz 2010 Salı

Taşralı kız güle güle...


doğudan batıya ne umutlarla gelen bır genc kız tanıdım.ailesinin bütün erkekleri okumuş ama kadınları hiçe sayılmış! kişiliği paramparca edilmiş ,ne olduğunu bilmeyen, paydası eksik sevgi yoksunluğunda kaybolmuş taşralı kız...ailesi bir gün onu evlendirmek istemiş ve o istanbul a kaçmıştı.vücut dilinden başka bir dil bilmeyen bir kadındı o...
bazı ınsanlar sanırım hayata hep bır sıfır yenık baslıyor ne yaparsan yap o yenılgı her defasında fazlasıyla yüzüne tekrar tekrar tokat gıbı çarpıyor.

bir temmuz gecesi altıncı kattan insanlara gülümseyerek aşağıya bıraktı o kendini ...o gülerken sesinin tınısı hala kulaklarımda...

şimdi boğazım düğüm düğüm...
çocukluğunu bilmeden kadın oldu
kadınlığını bilmeden toprak oldu...

http://fizy.com/s/1agr7t#s/1ahsdj

25 Temmuz 2010 Pazar

Kırıntı...


gözlerimi deviriyorum

uzanıyorum yatağıma

odamdakı gökyüzüne bakıyorum

burnumda nar çiceği kokusu

ve ayaklarımda rengi

yol boyu uzanan kurumuş sarı yapraklar

hışırtıları yürüken umut bağlar sol tarafıma akar sessizce

ve hissetmeye başlarım

yine yeniden kanayan yerlerimi...

23 Temmuz 2010 Cuma

Eskime uğramak

daha çocukluktan çıkmamış ama çocukluğumunda artık bacak aramdan akan kan damlalarından sonra cok geride bıraktığımı anlamıştım.o günü hiç sevmemiştim vücudumun yavaş yavaş tüylenmesini her ay sancılı gecen fiziksel ve ruhsal sanrılar seklinde dengesizlik günlerime başlamıştım.

ortaokul yeni bitmiş yeni ev almışız yine aynı semtte artık kendime ait cok güzel bir odam vardı liseye kaydım yapılmış ve herseye yeni ve yenıden başlamak bu olsa gerek diye düşünüyordum.
okul bütün gündü ve uzak olduğu için eve akşam üzerine doğru gelıyordum.eve her geldiğimde annemi yatar ve sürekli ağlar bir vaziyette buluyordum.yemek yemiyor ve sürekli kusuyordu.babamla da aralarındaki sorunu anlayamıyordum cünkü kendim öyle garıp bir dönemdeydım ki cocukluktan cıkmak ıstemeyen ama bıran önce büyümek için zamanın ipini hızla ceken garip bir dönem kaos gibi...çok hırcındım içimde garip bir öfke oluşmaya asabileşmeye başlamıştım.

babamın sürekli eve gec gelmeleri evde oldugu zamanda sürekli içmesi ... günler böyle devam ediyordu.eve geldiğimde cogu zaman yiyecek bırsey olmazdı ben ne bılıyorsam onu yapıp ya da kahvaltılık ne varsa onu zıkkımlanıyordum.o sıra kucuk kardesım de bırıncı sınıfa başlamış ve sıkıntılı bir sürec de onun ıcın başlamıstı.
okudugunu yazamıyordu ve süreklı annem sınır krızlerıne girip onu hırpalıyordu ben öğretmeye calısıyordum a b c diye devam eden harfleri bir araya getirip toplaması için...

ve bir gün yine okuldan geliyorum babam araba ile önümden gecip durdugunda annemin de arabada oldugunu gördüm.rengi soluktu ruhlar alemin prensesi gibi buz gibi donuk ifadesiyle sadece bana bakıyordu.babam ev anahtarını bana uzatırken annemin iki bileğide sarılıydı.anlamak istemedim neden ve niçin yapmak istediğini hayattan vazgecmek ıcın haklı sebeplerını kimin neye sebep oldugunu bilmek dinlemek anlamak istemiyordum.bunlarla basedebilecek kadar güclü degildim.kafamı kuma sokup bir daha hiç çıkarmak istemedim.nefesim kesilinceye kadar koşmak istedim.
bir daha hiçbirimiz için hiçbirşey eskisi gibi olmadı.çok zor günler bizi bekliyordu.herbirimizin bacağına zincirler dolaşmış ve biz hiçbirseyden kaçamadık hepimiz o geminin içinde vurgun yedik.çırpındıkça hepimiz daha çok derine battık.

omzumun sağ tarafındaki meleğin kanatları kırılmış ve benimde kollarım...

ölümden sonra hayat var gördüm
kaç kere öldüm
kalbinimi kırmış kim kırmış
ne yapmışssa
unut...

http://fizy.com/#s/1agr7t

21 Temmuz 2010 Çarşamba

19 Temmuz 2010 Pazartesi

iç içe geçtim çözülmüyor...


kendimi çok halsız ve bedbaht hissediyorum...gecen hafta sürekli yatarak gecirdim.ruhumu da bedeni mi de hasta ettim sanırım.elimde kalacaklar bir gün ama ne zaman?
gecen bütün hafta burası hep yağmurluydu şimdi ise güneş ,ama istenemeycek kadar kavurucu bir sıcak;cehennem sıcağı;kısık ateşte pişmek yavaş yavaş kızarmak bir piliç gibi...
ne giyinmek istiyorum ne de yüzümü boyamak hiç bir bok yapmak istemıyorum oysa ben yazı cok severdim gelsin diye iple cekerdim şimdi geldi ve ipi elimde kaldı...

niye böyle oldum bilmiyorum,biraz daha böyle devam edersem ciddi anlamda yıne manıc dönemlerim azacak ondan korkuyorum.geceleri yine ışıksız uyuyamıyorum oyüzden uykudan bir bok anlamıyorum ki...

şimdi odamı topladım değişmesini beklıyorum biraz gürültülü bır kat neyse işte sebeplerim var değiştirmek için,haber beklıyorum boş kat için ama offf şimdi topladım hersey valızın içinde değişmezse ayvayı yedim demektir.hersey herseyın içinde aynı benım gibi...

...birde şu hatun kadar kusursuz güzel olabilseydim hem çirkin hem aptal olmak off tanrı m ...

9 Temmuz 2010 Cuma

yağma artık...yakma artık...

yine yağmurlar
ince ince gözlerime sızan
ruhumdakini tutuşturan ahmak ıslatan yağmurlar yine...
yine ahmak ahmak odamda oturan ben
ruhum uyuşmuş popom karıncalanmış yine ben
ve ben ve yine cok özleyen sıkıntıdan zaman zaman ağlayıp sonra halime bakıp gülen yine ben bennn...
klimayı acıp battanıyenın içine girip birşeyler yazmaya çalışan ...
onu her düşündüğümde sarı denizde bir gemi batıran...
düşünen yine ben
onsuz hiçbirşeyden zevk alamayan
sevdanın karasını hasını yaşatan adam
dokundugunda benı iliklerime kadar titreten

şimdilik bir sorun yok ama nedense içimden hep bir lades yapıyormusum gibi hissettiriyor.sorunları halledemıcek ve ben süreklı baska kollarda bir omur boyu onu hayal ederek onun siluetiyle başka başka adamlarla sevişicekmişim gibi hissettiriyor.yediğim elma sekeri gibi ya içinden kurt cıkıyor yada kazığı...
önümüzde öyle büyük sorunlar var ki of yani offff dıyorum dıyorum ya onu bır anlatsam buraya serı olur hersey ama nedense yapamıyorum işte dokunamıyorum ona ıçmdekıne ruhum çalkalanıcak gibi gelıyor...
hoyrat bır yapısı var ama bana dokunurken,severken ya gülüşü gitmiyor terketmiyor beni...
bu adamdan öncesi yok benim için diğer yasananlar fasa fiso..

deli adamı unutmadım...

7 Temmuz 2010 Çarşamba

Akıl Alırken Olanı da Kaybetmek...

burs olayı hüsranla bitti.öyle abuk sabuk tipler aldi ki uyuz olmamak içten değil!neyse sokarım böyle işe ya küfürü basmak istiyorum hatta bursu alanlara işkence yapmak ıstıyorum o bursu veren hocamında bilimum yerlerını kesmek...
dün aksam bir sevgiliyi ağırladık bizim turc türk yemekleri ile ağır misafir gibi ağırladı.yedik içtik geviş getirdik sonra bilardoya gidelim dediler ben de hiç anlamam o sopa zaten boyumdan büyük neremle neyimle o topları deliğe sokucam.sonra bu çinli er kişi bana bakıp duruyor zaten kiz da erkek de cok güzelsin bla bla deyıp duruyorlar.yok birseye benzemıyorum... hayır kız desin cok güzelsin anlarım da kızın yanında sevgilisi de cok güzelsin falan ne ayaksın lan deyıp azına yapıştırmaz mı bizim er kadınlar!walla benim sevgilim kalkıcak benım yanmda bir kıza güzel dicek önce kıskanclıktan kendimi yerim sonra yetmez onu yer bitiririm.
daha sonrada bu er kişinin sevgili hatunu gel sana bilardo öğretiyim dedi bende eyvallah yavrum her yol paris dedim ve başladık... o lanet olası sopaya ve toplara hakim olmak baya bir zaman aldı.sonra biz eşleri değiştik er kişisi ama harbiden iyi öğretti bütün pozisyonlarda bana deliğe sokmayı gösterdi gövdemi nasıl kullanmam gerektiğini falan uygulamalı bir sekilde anlattı.

sonra yurda gelmemiz gece 12 yi buldu ben o saatten sonra yarım bıraktığım haber sitesine yazdıgım 2.yazıyı tamamlamak için başına oturdum ama benım uyku aldı basını gitti.msn i acıp mail atmak için girdiğimde tr den biri ile konustum sabah 6 ya kadar... benım cok uzaklardan bir tanıdık neyse ona ilişki uzmanlıgı yaptım.nefret edıyorum aslında akıl veren ınsanlardan ama ben öyle ahkam kesmedim...ya adamı kızlar mahvetmiş maymun etmişler, gercekten cok iyi sanırım türünün son örneklerınden biri ile konusuyordum.sonra içimden gecirdim benımki de böyle olsa ya keşke offf nerde neyse gecelım dokunmayalım bendekine...
şu vardır ki insanlar yapamadıgı ve yapmayı birgün umdugu bütün akıl fikirleri senın ona öttüğün anda ;böyle kuyrugunu kısmışsın hayatını kazıgını yemıs ve nasıl çıkartacagını bılemez bır sekılde bana bırı dokunsun düzeltsin diye o sevgili dost görüntüsündeki arkadaşlarcıklar seni en sonunda nasreddın hoca mısali eşşeğe ters bindirip gönderir insanlardan akıl almaya başladıgın an bu sekılde sonlanır.
aslında bu konu ile yasadıklarım anlatsam sanırım uzun hava olur.

saat burda aksam bese gelıyor ve ben hala birsey yemedim neyse ben gidip tıkınsam ölmeden iyi olucak...
ha bu arada sen nasreddin hocanın eşşeğinin neresine oturdun dersenız oturmadıgım yerı kalmadıki :)

5 Temmuz 2010 Pazartesi

Bitti Bitirdi...


sınavlarım bugün bitti sonuçlar umrumda degil yapacak birşey yok ben yeterınce çalıştım not vermeyen hocaların kafasına kurbaga zıplasın dicem ama onlar bacağından tutup hop die mıdeye indirir.şimdi okul 2 aylık tatıle girdi ben napıcam kaldık mı böyle ortada malak gibi???sıkıntının dibine vurucam yine...

sınavdan cıktık yolda yuruyoruz yanımda yıne bır turk!bunun kafasına vura vura bırseye benzedı idare eder işte!neyse okulun içinde foto cekınen keplı kücük adamları gorduk bu tutturdu bende bunlarla foto cektırıcem iyi tamam diye beklerken benımde elimden tuttular banada bir cüppe ve kep...sonra başladık foto cekımlerıne aralarında tek hatun benım ama çok eğlendım!

burda yıne gokyuzunun mavısıne alaca bulaşmış...kendımı burda amazon ormanlarında  gibi hıssedıyorum.heryerımı ısıran böcekler mi yoksa nemli havasından nefes alamadıgımı ve kilmasız bır yerde asla oturamadıgınızdan mı bahsedeyım?cok kotu bır havası var.insanı canından bezdıren ruhunu uyusturan hani şöyle zaman zaman ıcınızı gıdıklayan günler olur ya benım canım ülkemde, burda öyle birsey yok!
ammaaaaaaaa yine de dönmek istemiyorum oralara ,biliyorum beni orda bır kaos beklıyor ve ıcıne ıcıne cekıp yutuyor...off buraya bir alışabılsem!
akşam üzeri bizim sınıfla son kez yemeğe cıkıyoruz bu aksam menümüzde ne var bılmıyorum.sanırım sizde bilmek istemezsiniz.yanı bu ınsanların neden herseyı yedıklerını anlam veremıyorum.gecen can sıkıntısından tv ye bakarken programda restorantların tanıtımı vardı.ne görsem yerıdır;çiçeklerin yapraklarını kızartıp sapıyla sizin tabağınıza koyuyorlar.Afiyet olsun size :)

3 Temmuz 2010 Cumartesi

Beceriksiz!

   gunlerdır kopuk bir sekılde yasıyorum buralarda...burs için sınavlara girip çıkıyorum, bursu kazanmak kim ben kim...bugunkü sınavım da hiç iyi geçmedi oysa gerçekten asıldım ama o bana asılmak istemedi sanırım.
ne öss ye böyle çalıştım nede universiteyı kazandıgımda okul derslerime...şu burs olayı olsaydı çok güzel olacaktı puf:S
    havada bulut sen bursu unut :( okul parası yok yurt parası yok birde aylık burda gecınebılecek kadar sana para verıyorlar...
pufffffffffff...
sımdı burda saat kac sabah 10 u geciyor ve okadar sıcak ki anlatamam sanırım 40 dereceye dayandı burası...okul da kapanıyor napıcam bılmıyorum cok sıkılıcam o kesin!
canım yazmak da istemıyor yine
..............
çok özledim zaten oraları ama gelmek istemıyorum nasıl bir duygudur nasıl bir karmaşanın içindeyim.iplerim hep kördüğüm ben dokundukca ya kopuyor ya da,ya da sı yok işte kördüğüm acılmas kökünden kesip atılır!!!

27 Haziran 2010 Pazar

mod Arabesk...

   insan ,küçükken büyümek,büyüdüğünde de neden küçülmek ve hatta ana rahmıne kacmak ister...tr deyken sürekli ah bir çin e gitsem diye kendimle bıdırdarken şimdi çin deyim ve ben ülkemi özledim bir görüp geliversem ben geldim yetişin gayri ...
bugun çok sevdiğim üniversite yıllarımdan kalma biriyle görüştüm netten ,bana çini sorup durdu buralardan bahsederken sonra konu onunla görüşüyor musun a döndü ?yokluk ve umutsuzluk içinde yürüttüğüm sürekli cırıpınıp benı hastalık hastası yapan adam dan bahsediyordu.farkettim de herkes kendi blogunda ilişkılerınden bahsederken ben ne kadar az ondan bahsedıyordum aslında onunla ilgili anlatılacak okadar cok sey var ki ama konu ^^o^^ olunca benım dilim sürcüyor.anlatasam buraya varya bloggerların hası olurum ama işte kendı içimde sadece...
o ve ben biliyoruz.sanırım onunla ilgili konularda yüzleşemediğim, hep kaçtığım okadar cok konu var ki en iyisi susmak diyorum ama içimdeki çığlıklar kulağımı tırmalıyor...kurtulmak ısterken insan nıye kurtulamaz ve kurtulmaya calısırken neden daha cok ona doner yüze...biz ayrılmıştık kendımı kaybettığım ruhumun uyuştuğu zamanlardı ben son bır kez goruşmek istemekle kor olan birşeyi yine alevlendirdim.offf beynımın onunla ilgili kısmını ben bıle anlamazken dısardakı ınsanların benı hıc anlamasını beklemıyorum.anlaşılmak da istemıyorum.onun her adını andıgımda gözlerimden içimden kopan fırtınaya engel olamıyorum benı alabora edıyor.bazen kacıyım derken fena tosluyorum be :(
   bugun hanzı yazmaktan popom uyuştu...sınavlarım baslıyor bu haftasonu sonra okul tatıl!tam zamanında kapanıyor artık sabahları işkence gibi gelmeye basladı uyanamıyordum.şimdi biraz daha gec kalırsam sabah yıne uyanamıcam kesin...

23 Haziran 2010 Çarşamba

Daha neler görücem...dur bakalım!

evet elimde kocaman bir elma ...ve lanet bir sıcakla baş etmeye çalısırken yinede yazımı göndermiş olmanın bir rahatlığı ile bloguma teşrif etmiş bulunuyorum.yani çok fazla uğraştırmadı devrik cümleleri toparladım sadece...ben sürekli devrik bir hayat yaşadığım için cümlelerimde benimle beraber devriliyor.çin maceramla ilgili yazımdan bahsediyorum biryere yazı yazmaya başladım bir haber sitesine puf haftada bir yazı bakalım sıkılmam yorulmam umarım...of ya su lanet klimayı açsam donuyorum kapasam yanıyorum bu nasıl bir ızdırap niye hiçbirseyın ortası yok bende!!!
dün yine kendimi saldım ayakkabı dunyasına yine 3 tane yazlık ayakkabı aldım.biri çok güzel ama giyebilecek miyim acep fena topuğu var onu giydin mi tam bir beybi oluyorsun da birde yürüyebilsem ben converse cocuğuyum ya ayağım alışmış bir kere...bir de tabiki bu alışveriş esnasında başıma gelenler beni krize soktu resmen!daha öncede söyledim adamlar cok yüksek fiyat cekiyor sonra istemıyorum çünkü o pazarlık aşaması off yani ...bu yao diyorum xie xie diyorum ya bir kaybol diyorum anlamıyor elinde hesap makinesi peşimde sen söyle diye anırıp duruyor neyse tipini şeklini beğenirsem alıyorum.hele bir tanesi yazlık pantolon bakıyorum gök mavisi öyle tatlı ki ama bu lanet cinlilerin küçücük poposu oldugu için ve benımkide türk kalcası oldugu için olmuyor işte ama adama bunu anlatamıyorsun.en sonunda birinin poposunu elleyerek gösterdim bak seninki xiao benimki da yavrum anladın mı bu heshi diyorum mal anlamıyor.neyse ben parayı verdim bırde böyle tr deki gibi siz alıp giysiyi kabine girip deneyemıyorsunuz yasak çok az yerde deneniyor belkıde nerdeyse hiç yok gibi böyle gerizekalı bir durum var mezro ile sizin bedeniniz ölçülüyor sonrası allah kerim...yani böyle sacma sapan işleri de var.gittim tuvalette giydim üstümde elbise altımda pantolon... aynaya bir baktım.!anamm! dedim bu ney!!! popoya öyle bir yapıştıki kabak gibi onu görünce dedim wo bu xihuan adam diyor yok vermem paranı baska bir rengine bak lan olmuyor baska rengine baksam ne olucak sanki,malların üzerine biraz gidince paramı geri aldık.kendini akıllı zanneden aptallardan nefret ediyorum.bu tipler hep aynıdır heryerde değişmezler.sonra başka yerde bir elbise beğendim baya iyiydi ordaki satıcılar popomu fena kaldırdılar biri burnun cok güzel biri tenın cok güzel biri sacların tey tey tr de ben bukadar iltifat almadım.sonra elbiseyıde okadar laftan sonra al de mi?cok hoştu gerci onuda sonra arkadasa kaptırdım ya sınır oluyorum böyle seylere beğenmısım bir dünya pazarlık yapmısım elinden elbise gitsin sen öyle avanak gibi bak peh:S neyse bizim xiaojıe dedi bır daha gel bak birsey alma ama gel cok güzelsin ha bu arada bunları söyleyen erkek degil hatun:)yani öyle abartılacak birsey degilim ama hatunlar beğenıyor işte gercekten cok azı güzel ben beğenmıyorum ne giyinmekten haberleri var ne güzeller ne popoları var neyi var bilmem ki?erkekler bu cinlilerin niye hastası anlamam ben zaten anlamakta istemiyorum yani görsel degiller.hele erkekleri aman tanrım yanından bile geçilmiyor çok çirkinler yaaaaaaaaaa !!!
yanımda da sınıftan 2 tane arkadas vardı onlarda ayrı bir dert biri hintli diğeri kazak...kazak olan dun beni acayıp sınır etti birsey bakıcam ay bu cok cirkin hiç güzel değil sanane lan görende öyle güzel giyiniyorki herseyden anlıyor tamam kız güzel ama cok aptal giyiniyor giyim konsunda kimseyı tanımam zevkliyim güvenırım kendime ama bu böyle dedikce bendeki bütün alma hevesine sıfon cekti resmen...dün böyle gecti gitti.alışveriş yaptıgınız kişler cok önemli ya sizi tanıyan biri olmalı neyden hoşlandıgınız bilen yada cenesını kapalı tutan biriyle gidilmesi uygundur efendim...
benim şimdi uyku geldi sabah yine ders var ben basar gaza gider...

21 Haziran 2010 Pazartesi

Biri Bana Dokunsun!!!

ayaklarımı yerden kesen bir şarkıyla yazıya başlıyorum kelly clarkson breakaway şiddetle tavsiye edilir.bunu nezaman dinlesem kendıme gelıyorum.ayrıca bir dizi vardı cnbc de izlediğim cold case kelly ablayla ilk defa ozaman tanıştık.benım gibi kaçak bir kız vardı o bölümde!
şimdi benım laban(patron) benden yazı beklıyor.ben neden kasıldım şimdi bilmiyorum ki...bugun en sonunda foto makınamı da aldım canon eos 550 d kendılerıne dokunma fırsatım oldu.size şimdi fiyatta vereyım kendileri 5500 yuan oluyor, tl ye dönünce 1300 tl gibi bir rakam...cok ucuz değil evet ama tr gibide pahalı değil.şöyle birsey var dunya da marka olmus herseyın fıyatı aynı değişmıyor sadece 3 asagı 5 yukarı kısacası çin göründiğü gibi ucuz değil bu konularda...ticaret yapmak ısteyenler için ama ınanılmaz ucuz tabiki burda yivu diye bir sehır var gormenız lazım anlatılmaz kılometrelerce uzunlukta bütün hersey bır yerde toplanmıs aklınıza gelebılecek hersey ya eldıvenden tutun corap ayakkabı toka elektrık kabloları...yani oraya en az bır hafta vakıt ayırmalısınız.ticaretle uğrasanlar burdan çok ekmek yerler dıyorum.
şimdi şu yazı olayına dönelım benım foto işim de tamam bahanem bitti artık bir başlasam şu yazı dzisine gerisi zaten gelecek çorap söküğü gibi neden ona da sökük demişler anlamam neyse pufff ne halt edıcem benım başladıgım ilk hersey cok sıkıntılı ya böyle kasarım kendımı ne varsa sankı pehhh dimi yaz bas gitsin.
ben böyle monotonlastım sankı iyice yazı yazarken bile ıkına ıkına yazıyorum bu nedır böyle ya bırı benı gıdıklasa şöyle dicem ama gıdıklanmıyorum gözümden yaş gelınceye kadar gülmeyi özledim ben:(((
ruhum eskidi sanki burda
törpülenen yerlerim acıyor...
biri tutsun istiyorum elimden
ucursun beni yine çok uzaklara...

20 Haziran 2010 Pazar

kısık ateşte...

Tanrı burda bizi kısık ateşte pişiriyor.İmDat!!!
birkaç gündür hava 40 derecelerde resmen yandım allah dedirtti bize ,klimasız hiçbiryerde durulmuyor ben buranın havasını çözemedim zaten, şimdi de sabah bır kalktım şakır şakır yağmur uzun zaman sonra ilk defa yağmurun yağmasına sevindim çünkü hava soğudu heyyooo ama hala bu yağmuru sevdiğim anlamına gelmez öyle ya!
dün piskopat bir sekilde yine alışveriş yaptım durumum iyi degil sanırım:S ya acayıp ucuz napıyım aldıgım ayakkabıları gorsenız ve fiyatlarını kesın kafayı yersınız kadın milletıne sesleniyorum 25 yuan e ayakkabılar ganı oyle cicili bicili çok tatlı her kesıme hıtap eden topuklular desenız bir dünya...burdan bır bavul ayakkabı ve çanta ile dönücem öyle gözüküyor.yalnız ayakkabı numarası 38 in üstünde olanlar için durum kötü çünkü genel olarak bayan ayakları 33 den baslıyor.yanı ayakları büyük olan hatunlar siz yalınayak kalırsınız buralarda!
şimdi şu geceyarısı beni arayıp mesaj atan öküzcüğe gelelim adam sıyırtık mı nedır gece dortte benı arıyor herif diyorki şanghay a gelicekmısım tr ye geri dönüyormus napıyım oğlum alla alla yettı artık ya gece aramalar mesaj atmalar neyse hıcbırıne cevap yazmadım güle güle mümkünse burda türk ırkından hıcbır erkek kalmasın hepsı defolup cehheneme gıtsınler burdakı turklerın yüzde doksanının sütü bozulmus...
yani tamam rahatım kafama göreyım içerim anırırım ama orospu degilim dur bakalım orda!önüne gelenle yatıp kalkmıyorum agbi mıdem okadar geniş degil olanları da almıyor kusuyorum.
bu türk erkeklerini anlamıyorum genel olarak serefsız olanlanların hepsi serefli namuslu kızlar arıyor agbı bulamazsın cünkü tencere yuvarlanır kapağını bulur bu lafta size kapak olsun.
sizi gidi şıllıklar ehuyebukuyu....

17 Haziran 2010 Perşembe

Şanghay'ın yolları taşlıymış!

burda 3 günlük bir tatilim vardı yani nasıl rezil oldu anlayamadım her günüm birbirinden kepaze geçiyor.ilk gün clube gittik ilk defa 2 bardak tekila fondip yaptım resmen çığlığı bastım ciğerimi yaktı ama güzeldi.sonra üzerine redbul viski çok ama çok iyiydi içkiyi bilen biri ile içince ağzınız burnunuz yamulmuyor.
3tane mekan degiştirdik son gittiğimiz mekan rezaletti herkes sıkıldı dagıldı zaten...
ilk gece kalıcak yerim vardı ama ikinci gece ben sokakta kaldım beni çağıran adamlar burun kıvırmaya başladılar kendımı dısarda buldum.çağıran onlar kapıya koyan onlar ..gerci barız kızım defol bas git demediler ama ben anlıcağımı anlayıp basıp gittim.salya sümük Şanghay sokaklarında gezınıyorum napıcam lan ben dedım tr deki arkadasıma mesaj atıyorum sankı napıcaksa bana o an öyle mallaştım ki sokakta kalmak mı koydu yoksa ınsanların bu kadar serefsız olması mı canı mı sıktı onu ayırt edemedım.
sonra bir sekilde kafamı sokucak biryer buldum ayrntılara girip hatırlamak bile istemiyorum oyüzden yazmıcam ayrıntıları kafanıza gore takılın !ama hala kendime gelemedim hala moralim cok bozuk şuan ikinci dersde olmam gerekıyor ama ben gitmedim odamdayım zaten ben bu oda da cürüyeceğim Tanrımmm!canım hiçbir şey yapmak istemiyor odadan cıkmak gozumu acmak bile istemıyorum korkuyorum ya sıyırtıcam diye şimdi bizimkilere de birşey söyleyemıyorum buraya gelicem diye götümü yırtan benım ya bu kadar zor olacağını tahmın edemedim o hayallerımın içine biraz da siyah karıstırabılseydım keşke, belkı bu kadar gözüm kararıp buralara yol almazdım.
önce hazırlandım sonra kendimi hep akıntıya bıraktım şimdi vurgunlardayım...

12 Haziran 2010 Cumartesi

İyiye Yakın Olmak!

şuan burda saatlerimiz 17:16 efendim...tr ile bukadar zaman farkı olması cok can sıkıcı !!!yarın yine kaoshi(sınav)var bizim Li Laoshi zaten kafayı sınavla bozmuş durumda hayatımda böyle düzenli ders çalışmadım ben ama yapıcak birsey yok bu dilden ekmek yicez sökmem lazım! tabiki cok bunalıyorum zaman zaman yıkıyorum ortalığı dün mesela çok bunaldım anlamıyorum almıyor beynım ne yapsam böyle durumlarda salmak gerek sal yavrum iplerini kopar diyor içimdeki şıllık bana ama ben ona uymuyorum:)
şimdi burda pazartesınden itibaren 3günlük bir tatil var oyüzden tr deki okullar gibi tatil günüm uzamıyor adamlar haftasonuna ders koydu yok böyle birsey calısıyor bu küçük adamlar ve bizi çalıştırıyorlar.
şimdi benım gündemimde ne var ;yarın sınavdan sonra bir güzel tıkınıp fotograf makınası almak ve bol bol fotoğraf çekmek ama birşey daha var şimdi ben çinle ilgili bir yazı dizisi oluşturmayı düşünüyordum bu böyle deneme 1 2 1 2 gibi olmayacak cünkü bunu tr de bır haber sitesine yazıcam bize yazar mısın dediler bende el pence durup agbim yazmam mı dedim.da  da sı benım uykumu kacırdı  bu durum nasıl olucak bu iş zor olucak gibi ilk defa böyle birsey denicem zorlanıcam yıne zaten ben böyle secmece işler bulurum!bakalım ne kaybedıcem ki denemeden göremeyiz öyle ya!zorlamayı seviyorum hayatı herseyi bu yüzden sınırlarımı bılmıyorum işime gelirse sınırlanırım ben!zor bir adamı seviyorum zor bir dil öğreniyorum zor bir hatunum ha öyle kolay vermem:)neyse belden aşagıya fazla düşmemek gerek öyle ya gercı artık müzğin belden asagısı fılmın belden asagısı ve belden asagı muhabbetler benım ulkemde prım yapıyordu öyle ya faydalansam mı acep??????????
sımdı bu foto makınası ısı bıtınce tabıkı burayada cınle ılgılı azılarım olucak ve bol bol resım, resımsız olmuyor tabiki burda anlatılacak okadar cok sey var ki gercekten ilginc bir memleket ama fena halde alıstım artık!!!sadece cok özlüyorum lannnnnn tr yi  :(camuruna gırosuna gurban memleketim:)
ha birde sınıf arkadasımın bır arkadası bırkactane ecnebı arıyormus foto cekımı için banada sen de gelır mısın dedı bende sen nıye gıtmıyorsun dedım ne ayaksın dıyemedım tabıkı kıt ıngılızcem agbı üzgünüm dıyemedm neyse beyaz tenlıler ıstıyormus aga burda beyaz tenlı olmak ıcı kızlar nasıl ugrasıyor bır bılsenız neyse hazıne gıbı bır durum burda neyse bundan da ayrıntısı ıle bahsedıcem...
şimdi benım asagıya ınıp camasır zıkkımını almam gerekıyor off üsenıyorum bırınız gidip el atsa yaaa:)
ha bu arada blogumu güzelleştirme fırsatı yarata nblog agalarına sonsuz mütessekkürüm lan cok guzel olmus bu yenı taslaklar elınızıe belınıze seyınıze sağlıkkkkkkkkkkk:)

8 Haziran 2010 Salı

yağamıyorum...

bu şehir yalnızlık giydirmeye çalışıyor kabul etmiyor bünyem şu sıralar fazla geldi sanırım kusuyor!yazılıcak çok sey varken ben birsey dahi yazamıyorum diğer blogumada yazamıyorum sacmalamak bile istemiyor canım okadar çok sacmalık içindeyim ki zaten!yatağın içinden ya hiç çıkmak istemiyorum yalnızlığa boğulmak istiyorum yada dısarda alabildiğine koşmak kalabalığın içinde kaybolmak...
hersey çok mu basit yoksa biz mi basit hale geldik?türkiye ye dönsem ne olacak diye düşünüyorum hiçbirsey daha cok bunalıcam biliyorum zaten er yada gec dönmeyecek miyim acelem ne ?neden bu kacıslar neden hicbir yer sarmıyor bozuk bir plak gibi neden biryerleri tekrarlayamıyorum.
içimden birsey gecmiyor çarpıp çarpıp yerlere düşüyor ve tuzla buz olup kırıkları canımı yakıyor...
birilerinin yakasına mı yapışmalı,varlığını alabildiğine kullanmalı mı işin bitincede ardına bakmadan gitmeli mi?
ne çok şık cıktı önüme ama herbirinin sonu çıkmaz ben geniş zamanlarda dar yollar sadece kendimin yürüyebildiği bir yol istiyorum.

30 Mayıs 2010 Pazar

Biri Yellow Biri YelloZ

şimdi yapacak birsey yok erkenden yatan adam erkenden kalkar öyle ya ama bu çinliler sabahın körü ve üstelik pazar millet ayakta kalabalık bir yalnızlık!
neyse bisiklet istasyonundan bisikleti kaptım markete yollandım markette kendimi kaybetmeden alacaklarımı aldım fırladım geldim odaya lan birde okul kantininin açık bahcesinde 2 tane hatun giymiş bikinilerini güneşleniyorlar haha dedim yani yuh !
yani burası böyle bir memleket hersey sınırsız lan burda bozulmadan bir gelseydım ben oralara acep bende yellow bikinimi alıp aşagıya mı insem zaten canım sıkılıyor.Ve birsürü çalışmam gereken yeni Shengci ler beni bekliyor!
ha bu arada MANGA helal diyorum sana 2.liği kaptı adamlar çok iyi ya cidden Mtv de birinciliği erovizyonda da 2.liği kaptı bütün dünya öğrendi adamları!bundan daha güzel bir reklam olur mu?bize birincilik yakışırdı ama bunada sükür erovizyondaki dala vereleri herkes biliyor!
bügün biraz daha iyiyim
belki güneş açtığı içindir
belki kendimi silkeleyip bir kenara astığım içindir...



28 Mayıs 2010 Cuma

Bugün Yağmurun Üzerine Ben Yağdım

bugün yine boktan günlerimden biriydi!ya ben burdaki türkleri secmece mi buluyorum bilmiyorum ki?ama inan öküzler etrafımı sardı nefret edıyorum kendini bilmeyen abuk sabuk davranan özü sözü ayrı tellerden çalan embesil tiplerin hepsine diyorum ki fuck you!
bugün yağmur da kaldım aptalın biri yüzünden hanı vardır ya hep benım dediğim olsun diyen öküzcükler grubundan işte!onun yüzünden yağmurda kaldık saatlerce sonra o yağmurda bisiklete binerken teker kaydı düştüm yere yapıştım terlığım koptu ve ben yalınayak yurda dönmek zorunda kaldım sonra ben ağlarım yağmur üstüme yağar!!!!!!!!!!!!
cok bunaldım cidden nefes alamıyorum öyle doldum ki bu nasıl anlatılır yanı surda kı hayatımı zehır edıyor bana bırkac dangalak!
ama bunlarda gececek biliyorum ve uzak durucam bu beynı olmayan ınsancıklardan!
cok mutsuzum ya bu nasıl anlatılır ki sıkıntıdan bunalıyorum arkadasım yok bırtane olan okuscuklerler de iyi gecinmeye calısıyorum ama olmuyor ya huyumu suyumu alt üst ettiler ruhum daralıyor sanki bir azaptayım!
harbi burda çin işkencesi yasıyorum sebep ne bu aptal turkler yusunden ah bir ingilizcem iyi olsaydı adamla konusamıyorm mal mal bakısıcaz da nereye kadar :S
cok bunaldım bana bir care bir care ama neeeeeeeeeee ne cıkamıyorum işin icinden birkac ağız burun dagıtsam suan icimdeki öfkem azalmaz.
cok tehlikeyım su sıralar sıren seslerini duyabılıyorum....

24 Mayıs 2010 Pazartesi

Neyin Var Bugün!

bu sıkılma güdüsü ne boktan birsey ya!simdi sıkılmamak için ne yapmak gerek...neye sarsam ve ne elimde kalsa koparıp parçalasam.içimde garip bir öfke var ve beni deli ediyor.aslında şuanda yazmak bile istemiyorum ama işte sıkıntıdan yine:S ulan çin e geldik yine burda bile sıkılmayı başarabıldım.
zaten hangi manyağın aklına gelır ki cine gelmek öyle ya:Saslında dogru düzgün arkadaşlarım olsa bukadar bunalmıcam biliyorum.kafaları denegelemek cok önemlı!
hafta sonumda bok gibi gecti Sanghay dan bir arkadas geldı tr den tanıyorum.cuma gecesi clube falan gittik o ve diğer türk arkadaşlarla ben nedense bıranda bu cocuktan hoşlandım.sonra bız ayrı bır taksıye bındık beni öpmeye calıstı falan 3'ü cabasında yapıştı artık hayır anlamadıgım bırsuru hatun var git işte di mi?
neyse indik başka bir cluba attık kendımızı bunlar bır ara kayboldu ben ayar oldum zaten butun huysuzluğum üzerimde klasık turk kızı modundaydım işte kaprisler son safhada surat yamulmus:S
neyse ben ilk bas hıc eğlenemedim ama sonra zorladım dans ettım saatlerce sonra tutturdu bu gidelim ben yoruldum gece saat 4:00!
eee beraber kalacağı arkadas yok dedi senınle kalayım sorun cıkmayacak söz dedi ben nedesem kem küm oldu!sonra geldık benım odama ayak ucuma yatırdım ama tabıkı rahat durmadı.neyse tepeme cıktı ilk baş yapabılceğımı sandım ama hayır dedim ikna etmeye calıstı cıks!
sonra uyumasını diledim içimden uyudu!sabaha karsı yıne uyandı yıne tepeme coktu ben yine hayır dedim sonra zaten bukadar redde karsı sınırlerı bozulsa gerek sabahın köründe cekti gitti.
sanırım su sıralar sacmalamaya başladım bukadar bunaltının içinde birde böyle dengesizlik yapsaydım sanırım iyice dibe cökerdim.gerci debelenip duruyorum ya!
birileri birşey yapsın düzelsin dokunsun hayatıma renk gelsın hersey su sıralar cok sıyah beyaz!
nereye gidersen git al işte dünyanın bir ucundasın aklında beynınde olan seyler senı terk etmıyor onlar sımsıkı zıncırlerle sana bağlı bır kene gibi iliğine yapışıp senın kanını emiyor.işte ben cok sıkıldım buralardan kacıp gitmek istiyorum diyenlere duyrulur uzaklık hiçbir boka yaramıyor beynınızdekılerden kurtulamaya bakın!!!!!!!!!!!!!!

18 Mayıs 2010 Salı

KendimLe SevişMek!!!


uzun zamandır yazamıyorum oysa içime gömülüp kendime sımsıkı sarılmayı cok özledim.sanırım buralardan fena sıkıldım süreklı kendımi motive etmeye calışmaktan hergün yeni kelımelerın elimi acıtmasından...
burda olmayı cok istemiştim ben şimdi noldu küçük hanımın götü sıkıştı tabiki hergün düzenli ders calışmak ve okula gitmek....
birde üstüne kilo aldım :S ye iç ders calış ve yat hayatım bundan ibaret oldu!zaman yok bu lanet hanz'lara çalışmaktan vakıt olmuyor ki hergün yeni bir kelime ile sevişiyorum geceleri...
burda zaman aslında cok cabuk geciyor ve ben yetiştiremıyorum hiçbirşeyi...
burdaki xibanyaren arkadasımla da aram acıldı o da diğerlerinden farkı yokmus aklı fikri parti eğlence beni sarmıyor ben böyle müzik çalsın içiyim demleneyim içime çökeyim istiyorum ama yok !şöyle candan birkaç dostum olsun istıyorum tr de vardı ama şimdi burda yapayalnız bir ördek gibi paytaklayıp duruyorum.blogumda bile kimse yok baksana ya arabeske bağladım şimdi sazın ince tellerine vurup batırsam mı burayı:)
ıphone en sonunda aldım birde güzel bir fotograf makınam olsun istiyorum burda resim çekilecek okadar cok sey var ki...durmadan hersey fotosunu cekmek ıstıyorum oturup böyle bir yerde gelen gecen herseyın kımldayan herseyı desek :)
buraya da biraz vakıt ayırmam gerekiyor benim ...
spora devam etmem gerekiyor...
acilen birşeyler yapmam gerekiyor
ruhumun uyuştuğunu hissediyorum
süreklı uyutmak istiyorum kendimi
ve hikayelere boğmak
sonra uyanmamak
canımın yanmaması için...
şimdi birde O var di mi?varlığı yokluğunda beni felc ediyor bünyemi hissizleştiriyor
etkisiz eleman oldum ben iyice :S
hey Tanrı nerdesin birsey verirken hep alır mısın tuttun elimden birkere bırakma bozulmasın dengem yine!

15 Nisan 2010 Perşembe

kayda girmemiş sözler arasında depişip duruyorum şu sıralar...
bir de arada bir böyle dökesim var sağanak altında kalıp boğulasım var
ama unutuyorum ben yüzmeyi bilmiyordum.
hani böyle ne yazsın ne kış ne siyah ne beyaz....
canım sıkıldı istanbulu göresim var içip içip yollarında ağlayasım...
yalnızlık yapıştı kaldı iliğime
oysa severdım ben
ama fazla mı ne geldi bu sefer!
sonra sevgilimin ağzından yiyesim var herşeyi
sonra nefret etmek silmek atmak yok etmek
umutsuzluğa düşürmek bizi
ama olmuyor gitmiyor
yapışan yalnızlık değil iliğime kadar
aşk'tı!

10 Nisan 2010 Cumartesi

Zhu Ni Shengri Kuai Le !!!

İyi ki doğdum
Gördün mü 26 oldum
Özgürüm kanatlandım
Durmadım ayaklandım
Koşup ilerliyorum

İyi ki doğdum
Ne güzel bir kadın oldum
Erkekler hep peşimde
Ama aklım işimde
Sınırı zorluyorum

Kalamam hayatın köşesinde
O zaman neşesi neresinde
Koysalar önüme bariyerde
Çocukta yaparım kariyer de

Pes etmem ben en zor günümde
Kanatlandım özgürüm bende
Deseler geçecek bu heveste
Çocukta yaparım kariyer de
...

2 Nisan 2010 Cuma

Başka Bir Yer Burası Odaları Yabancı Daha Önce Hiç Sevişmedik

ya okadar yazdım ve sonra puf oldu!!!şimdi yine sil baştan ...
nefret ediyorum bloga bu kadar zor erişmekten!resim bile ekleyemiyorum ya a.q um!!!
Normalde sayfan kapansa da blog zıkkımı senın yazını taslaklar kısmına kaydeder yok işte gelde sinir harbine girme offfffff...
Neyse geçen hafta Cuma ispanyol arkadaşlarla club e gittim.orda fena dağıttım saatlerce dans ve içki...o zıkkım votka öyle hafifti ki su gibi içtim sonra beni yamulttu tabiki birden...etrafımı birden yamyamlar sardı.kendimi bir an bıraksam birileri alıp götürecek; adamlar zaten ^^görüp beğen ve götür ertesi günde kaybol^^ burda düzen böyle!sonra midem bulandı kendimi o çocuktan kurtardım lavaboya attım, tabiki kustum durdum.sonra kendime gelmek icin yüzümü yıkadım nafile dedim benım acilen gitmem lazım çünkü sızmama ramak kaldı.sonra bir ecnebi yardım etti esyalarımı aldık beni taksiye bindirdi ve ben odama geldim ama yerlerde sürünüyorum.sonra sızıp kaldım sabah altıya doğru benim tel çalıyor xibanyaren arıyor nerdesin eşyalarımız nerde?ha siktir dedim kendi eşyalarımla beraber o kafa ile onlarınkileri de aldım.bendeler dedim oda numaramı sordu söyledim sonra görüşürüz deyip kapadık.ben sızdım tekrardan birden kapı tekmeleniyor açtım anam bu xibanyaren ın arkadaşları odama daldılar.biri yatağıma uzandı konuşuyor ama feleği şaşmış belli diğeride pc nin başına geçmiş müzik açıcam diye anırıp duruyor.dedim sıçtım napıcam gidin diyorum lan anlamıyorlar zaten ingilizcem bok gibi adamların kafasıda bir mılyon... sonra bu benım xibanyaren ı arkadaşımı aradım gel nolur bunlar gitmiyor geldi zar zor ikna ettik gönderdim hepsini!uzun bir süre club dans yok ağzıyla içmesini bilmeyenler böyle sıçarlar!
Cumartesi zaten bütün gün kusmuk bir halde gezdim resmen lavabo ile bütünleştim.sen misin bu kadar içen?kızım almıyor bünyen işte kaldırmıyor içmesene lan!
Hep böyle söverim kendime sonra aradan bir zaman geçince yine senede birkaç kez böyle yapar feleğimi şaşırtırım.hiç bir zaman sınırlarımı bilmiyorum.biri bana haddimi bildirsin!!!
Hafta içi gayet usluyum paso ders çalışmakla meşgulum popomu kaşıcak vaktım yok.Geçen annem le konuşuyoruz.sağolsun benim annem nerde kötü haber var annem orada!insanlar artık bukadar çok olumsuz şey seyretmekten dinlemekten paranoyak oldu.on yaşındaki bir çocuğun cesedini kanalizasyonun içinde bulmuşlar.ulan hayvan sen kimsin bilmiyorum ah sen bir cin de olsan bak sana neler yapıyorlar direk anında idam!
Ya o münevverin kafasını kesen adam noldu bitti gitti dimi?ailesini delirttiler kızın ya?acıyorum bizim memleketin insanlarına bizler nasıl insanlar olduk insan mıyız?onlar insansa ben değilim!
Burda yasalar o kadar sert ki affetmiyorlar.geçenlerde çinli bir arkadaşım anlatmıştı.alkollü bir kız altı kişinin ölümüne sebep olmuş.ben tabiki sonra mal mal ne oldu o kıza dedim idam dedi honk oldum!en iyisini yapıyorlar.valla bana ilkel mi dersiniz ne artık ama ben istiyorum bu idam yasasını... milletin ağzında sakız gibi insan hakları cart curt nedir bu ya ölen masum insanların hakları nerde peki !KISSASA KISSAS!!!
Buraya geldiğimden beri televizyon nedir bilmiyorum tabiki internetle haşır neşirim ama yine annem le ve diğer benim ayı ile konuşmaktan başka bir icraatım yok nette!!!dış dünya ile hayatım kesildi özellikle türkiye ile!
Aman kesilsin beynim allak bullak oluyor sürekli olumsuzluk almış başını gidiyor birileri buna dur desin ya !!!türkiyenin köklü bir değişime ihtiyacı var neden kendi yasamızı kendimiz yazamıyoruz ya neden biz bu kadar aciz miyiz?bizi yönetenler kukla görüntüden ibaret kimin elindeyiz neyiz biz!!!
Çince türkiye de bazı lise ve üniversitelerde ders olarak verilmeye başlanmış.yalnız bize yıllardır ingilizceyi öğretemeyen memleketim ve öğretmenleri şimdi çince mi öğretmeye kalkıyor ben buna götümle gülüyorum.eğer bir dili öğrenmek istiyorsanız mutlaka o dilin ülkesine gitmeniz gerekiyor.evet çince çok zor bir dil ama asla öğrenilemeyecek bir dil değil hiçbirşey imkansız değil benım için buraya gelmekde imkansız gibi birşeydi şimdi burdayım...buraya fethetmeye gelen bir türk kızıyım ben heytttttttt...

Birde o şerefsizi ben çok özledim; ama yaptıklarını da unutamıyorum tabiki bu kadar çabuk kabullenmek herşeyi sorgulamadan... izleri hala çok derin ve aklıma geldikçe gözlerimin kıyısı dolup taşıyor beni bir sağanak yağmur alıyor.dünyanın bir ucunda olmak ve hala bu kadar bağlı olmak bu kadar güçlü duygulara sahip olmak ve o güce karşı duramamak diz çökmek bu mudur olay?teslimiyet...hiçbirzaman yapamadığım birşey hala savaş halindeyim!aylarca ne olduğunu bilmediğim bir sessizlikten sonra kaosa dönen hayatımla mücadele ettim.ondan ipleri koparmaya çalıştıkca beni sarmalayıp kördüğüm etti.
sarmaşık gibi dolanıp duruyor içimde...
git ve gelmek arasında ,sil baştan sevmeye çalışıyorum onu ve herşeyi...

13 Mart 2010 Cumartesi

kapsama alanı içinde gibiyim

herşey yolunda korkuyorum sıkılmaktan dizlerimin üzerine düşmekten ve kanamaktan...
hergün yeni bir yiyecek ve içecek deniyorum şimdi kivili yoğurt yemeye bir yandan yazmaya çalısıyorum.hersey okadar farklı ve güzel ki insanlar rahat kimse kasıntı değil herkes hersey harıl harıl çalışıyor.bir de dün kendime bisiklet kartı aldım.her yerde bisiklet istasyonları var kartı okutuyorsun sana bisikleti veriyor.bir saate kadar ücretsiz sonrası bir yuan olarak ödeme yapıyorsun.burası okadar güzel ve düzenli bir okadar da temiz bir şehir...birde erkekleri yere tükürmese süper olacak çok rahatlar diyorum ya ve kadınları inanılmaz acık sacıklar bizim türk erkekleri gibi öküsün trene baktıgı gibi bakmıyorlar.
yemekleri beni zorluyor herseyi yıyorlar genelde uygur restorantlarını tercih ediyorum.yazılacak burda okadar çok şey var ki bitmez yaşamak lazım burayı!!!
bugün bisiklete binerken karsı yönden pat diye bir çinli adam çıktı ve ben frene basmama ragmen duramadım ve çarptım.bağırdı dicem ama burdaki insanlar okadar yüksek sesli konusuyor ki sanırsın kavga ediyorlar o da bagırarak konustu ben ne dediğini anlamadan bastım gittim.
marketlerden nefret ederim ama buraya geldiğimde çıkamıyorum içinde öyle garip şeyler var ki bakakalıyorum.dün yine yolda yürürken kadınin elinde poşet ve içinde kocaman bir kurbağa!artık gerisini siz anlayın...
en çok da o kamplumbağalara çok üzüldüm :( içim gitti...
burda hükümet kedi köpek yemeyi yasaklamış ağır cezalar getirilmiş umarım yemekten vazgeçerler ama sokakta birtane bile kedi köpek göremedim sanırım hala yemeye devam ediyorlar.
bazı çinlilerin cins köpekler edinip gezdirdiklerini gördüm.
çogu sey cok ucuz burda yaşamak yemek eğlenmek ve bira...
kendime sürekli not defterleri alıyorum okadar güzellerki dayanamıyorum onu bırak kullanmaya kıyamıyorum.
burda zaman gazı köklemiş bir halde gidiyor.en zorlandığım zamanlar onu beklemek, nete geliyor ve o genelde geldiğinde gece yarısı ya da sabah oluyor.6 saat zaman farkı çok can sıkıcı...
dün biraz atıştık nette bana sürekli çocuk gibi davaranıyor şimdi yatmalısın yemek yemelisin bla bla...
birşey sölediğimde beni anlamamak konusunda ısrarcı ,reddediyor adam sanki bütün algılarını ters yöne çeviriyor, dün sinirimden ağladım.bir mesaj attı sonra ^^seni çok seviyorum asma suratını...sana kıyamam seni düşünmeden edemiyorum^^^
mesajındaki gibi mi gerçekten sevmese neden uğraşsın benimle ve neden sürekli beni ezip geçip gidiyor ozaman eğer öyleyse biranlık kızgınlık mı bizi bu hale getiren acaba bilemiyorum.onunla yeniden başlamak hata mı diye düşünmek istemiyorum.ondan vazgeçmek için çaba sarfetmediğimi biliyorum istesemde yapamıyorum zaten benliğimi ele geçirmiş gibi sürekli onun işgali altındayım yüreğim darp altında...onunla beraberken herşeyden o kadar haz alıyorum ki ayaklarımda bir kanat ve ben güzel bir pegasus oluyorum.ona dokunduğumda o bana dokunduğunda birbirimizin içinden geçiyoruz ve kayboluyoruz...
artık hayatımda hersey okadar hızlı gelışıyor ki ve bazen algılamakta zorluk çekiyorum.
içime gömülmek ve ağırlaşmak istemiyorum taşıyamıyorum sonra kendimi dibe çöküyorum nefes alamıyorum.
sorumluluk sahibi olmak birseye bağlanmak bunlar beni hasta edior aslında bir insana sorumlu olmak onun bende kök salması; acizleşmek,esir olmak gibi...
herşey havai olmalı kalıcı şeyler yıpratıcı geliyor bana!belkide emek vermek zor geliyordur bünyeme kimbilir...

heLe şükür kavuşturana

yaaa inanamıyorum en sonunda bloguma kavuştum ben!!!
burda herşey iyi güzelde bu lanet memleket facebook blog gibi şeyleri yasaklamış, ya geldiğimden beri araştıra araştıra bir hal oldum nerden nasıl girerim bloga ...benım gibi ecnebi memleketlerde yaşayıp giremeyen arkadaşlar varsa hemen o mukaddes web sayfanın adresını vereyim kim yaptıysa, icat ettiyse varya nereleri ile yaptıysalar hehe dert bela görmesin:) (www.vtunnel.com) neyse demokraside çareler tükenmez demişler:)
ooo şimdi yazılacak şeyler çoğaldı ,yığıldı ben özet mi çıkarsam!çok özledim yazmayı bennnnnnnn....
neyse şimdi başlayalım !anasını satayım bır ay oldu nerdeyse ben buraya geleli hangi birinin ucundan tutayım ben şimdi,neyse o büyük buluşmadan başlayalım istanbul da bir gece onunla görüştüğüm geceden ...
ooooo... neler olmadı ki hersey hem çok güzeldi bir okadar da boktandı.ben bu adamla ortasını bulamıyorum hiçbirşeyin çünkü ya yanıyorsun onunla ya dadonuyorsun!!!
güya biz bir daha görüşmeyecektik, ben gerçekten o niyetle görmeye gittim onu sadece belki bir daha görüşemeyiz nebiliyim uzaklara gitmek böyle birsey olsa gerek...son kez görmek istedim o psikoloji ile gittim.cumartesi günü beklıyorum bunu herzamanki buluştuğumuz yerde sonra bır baktım gelıyor.o an sanki hersey durdu ben nefes almıyorum hissetmiyorum aynı zamanda hissettiklerimin içinde boğuluyorum.sonra durdu önümde bu sefer ben yürümeye başladım önden sonra yanıma yaklaştı elimi tutmak istedi elimi çektim.Bir de bu adam çok ama çok arsız şekil a daki davranışından anlıyoruz.Gerçi benim şikayet etmemde anlamsız ben yüz verdim ben actım bütün kapıları ben gururumu devirdim yıktım geldim onun böyle davranmasını çok görmemek gerek öyle ya!Dedim içelim vaktin var mı gittik bir yere oturduk ben bir tane bira içtim kendime gelmeye başladım yavaş yavaş,buz kütlesi oldum sanki o an kaskatı kesildi vüücudum.benım patatesi sevdiğimi çok iyi biliyor ondan söyledi yemek istemedim zorla agzıma bırkaçtane sokuşturdu.
sonra bir yer ayarlamış oraya doğru yollandık.kafamdakilerle boğusurken bir yandanda onunla boğuşuyordum ne için geldiğimi unutup biran saldırmak istedim sonra dedim yalandan da olsa bir gece benı sevmesine izin vermeliyim,beraber oldugumuz her an gibi mükemmel olmalı diyerek kendimi çözmeye başladım.içtik içtik arkadaşının evinde ben en son iyice kafayı buldugumu anladım ama yetmiyor bayılmak istedim resmen o izin vermedi daha fasla içmeme ...beni koynuna aldı o kadar özlemiştim ki kokusunu tenini herseyini her bir zerresini...dokundum saatlerce ve dokunduk birbirimize...sonra sanırım sabaha dogru uyuya kaldık.bır kaç saat uyuduktan sonra uyandık.gözümü açtıgımda yüzü yüzümdeydi hiç bitmesin istedim hiç bitmeyelim biz böyle kalalım istedim ama işte zaman akıp gidiordu.biran bilemedim kalkıp usulca yanından gitmeliyim mi diye aklımdan gecirirken birden gözünü açtı gözüme dikti.saldım kendimi bıraktım olayların seyrine...kalktık,biz hiçbirşey olmamış gibi beraber kahvaltı hazırladık hiç ayrılmadık sanki hersey aynı uzun bır uykuya daldık ve kötü bir rüya gördük ve uyandık.böyle olmasını çok isterdim ama hersey oldukca çok gercekti.
beni bırakmak için otobüse bindik,uykusuzluktan gecenin bitmesinin ve yaşananların şaşkınlıgından iyice ruh gibi oldum, ayakta zor duruyordum neyse bu gitmeye yakın senı bir kez daha görmeye geliyim mi dedi ben de o an olur dedim sonra öptü ben eve yollandım.o gece böyleydi...
kısacası biz yine yeniden başlamaya karar verdik.
ve ben şimdi o uzak uzak yolları aştım ve geldim Çin'deyim.okulum da başlayalı bir hafta oldu...
türkiye ile burası arasında tam altı saat var herkesle herseyle kopuyorum, oradan iyice uzaklasıyorum zaman sanki burda çok hızlı ve ben anlamıyorum akıp gidiyor...
artık hersey yoluna girsin istiyorum yani hersey değilde en azından bir kısmı...ey tanrı duyuyor musun beni!sürekli raydan cıkmaktan ve oraya buraya çarpmaktan heryerım yara bere içinde...iyileşmeye çalışmakta istemiyorum yara da almak istemiyorum.burdan bir boklar yaparak çıkmak istiyorum bazeb gerçekten çok zor yollar deniyorum zor bir insan mıyım bilmiyorum deli miyim yoksa mazoşist miyim kendime işkence ediyorum bazen hiç bilmiyorum tanımıyorum benliğimi bazen başka bir benliğin içine hapsoldugumu hissediyorum
en azından burda hersey beklediğimden daha iyi tek sorunum ingilizceye benzer bir dilim olması bir de onu çözdüm mü bitmiştir burda olay!!!
Küçük bir kasabada büyüdüm
Ve yağmur yağarken
Sadece penceremdem dışarı bakardım
Ne olabileceğini hayal ederek
Ve mutlu sonla bitirirsem
Dua ederdim
Uzanmaya çok çalıştım
Ama yüksek sesle konuşmaya çalıştığımda
Kimsenin beni duyamadığını hissettim
Buraya ait olmak istedim
Ama burada bir şey çok yanlış hissettirdi
O yüzden dua ettim
Kaçabildim
Kanatlarımı açacağım ve uçmayı öğreneceğim
Gökyüzüne dokunana dek ne gerekirse yapacağım
Bir dilek tutacağım
Şansımı kullanacağım
Bir değişiklik yapacağım
Ve kaçacağım
Karanlığın dışına ve güneşin yanına
Ama sevdiklerimi unutmayacağım

kelly calarkson...

12 Şubat 2010 Cuma

İçtim içtim zehirlendim Annem affetsin Kadehlerde temizlendim


Bu başlık tam bana göre oldu cuk oturdu:)Dün taksimde bir güzel demlendim sonra kendımı bir güzel kaynattım.Sonra o manyağa mesaj attım o da karsılıksız bırakmadı.İçince daha kötü oluyorum ona odaklanıyorum sonra küfürleri basıyorum şerefsize!Bir de böyle pişman havası yok mu beni deli ediyor.Ben bunu arıyorum dün baktım teli meşgule alıyor hımmm derken o aradı vay aklınca jest yapıyor neyse konuştum sonra haydi güle güle...
Ben böyle canım yanınca resmen kuduranlardanım.Dayanamıyorum mutsuz olmaya, ağlamaya !Kacarım hep böyle zamanlarda insanlardan vahşileşirim saldırgan olurum.Ehlileştiğim zaman karışırım tekrar evcimenlerin arasına...
Böyle arabesk dönemlerimden nefret ediyorum.Batsın bu dünya teytey bitsin bu rüya ağlatıp da gülene yazıklar olsun modundayım resmen!Aşık olmak eşittir aptal olmak beyninin hiçbir fonksiyonunu kullanamamak!Keşke biraz kullanabilseydim.Aptal aşık derler ya işte evet o tam benimmmmmmmmm :S
İlk defa sıkılmadım sevdiğim birinden her geçen gün sevdim içimde özümsedim.İlk defaydı işte ama yanlış kişiyle olmuş bu çarpışma!!!
Belki onu görebilirim yakın zamanda ama o endişeleniyormuş benim canımın daha fazla yanmasından dolayı...
Yuh diyorum küfürü bastım zaten of neyse ne gereği var da yazıyorum sanki ama şu sıralar yazacak birseyim mi yok hayatımda onu düşünmekten daha önemli şeyler bulamadığım için mi?Yapılanları hazmedemediğim için mi?
Bir sürü cevapsız sorular, sürekli dağılan işlemlerim var.Neyse puf en iyisi dağınık kalsın öylece belki bir gün toplamaya gelirim...

11 Şubat 2010 Perşembe

Dağınık Kaldım Yine!



Günler ne çabuk geçti tükettim ufaladım bir bir elimde...10 gün sonra gözümü başka bir yerde açıcam ÇİN!
Üzerimde bu kadar ağırlık varken ben nasıl kanatlarımı açıcam....Herşey darmadağın ve ben içinde ne aradığımı bilmeden deli gibi birseyler ararken!Birseyler beni silkelesin istiyorum yine yeniden hissetmek istiyorum.O gittiğinden beri hayatım bir komaya girdi sanki bütün heyecanlarımı,umutlarımı,hayallerimi,çocukluğumu onunla beraber gönderdim.Gidiyor olmak,sadece ondan uzak olmak...Koşmak, deli gibi ondan kaçarken yine onunla gezdiğim yerlerde kendimi bulmak...Bir dilenci gibi onu aranmak her yerde!
Umudum yok olsun istiyorum hıç bir umut yokken sadece bir kez olsun onu görmeyi dilemek neden Tanrım neden ceza mı bu?Bir mesaj attım ona sadece bir gece yanında uyumak istiyorum.Kendim için,sorgu yok, sual yok...
Ne olacak bilmiyorum o gün nezaman ve nasıl olacak bilmiyorum belkide hiç göremicem.Ona karşı bu kadar öfkeliyken neden bunu istiyorum.Bu mesajı atmasaydımda biliyorum ki hep içimde kalacaktı ama bu hep içimde kalmasın dediğim şeyler başıma da iş açtı bu bir gerçek!
Şu son zamanlarda onunla ilgili hep sadece güzel günlerimiz aklımda tuhaf bir şekilde...Ben kurtulmaya çalışmıyorum ondan artık yapamıyorum çünkü biliyorum içimde hastalıklı bir duygu var benim ve ben çok hastayım,tek ilacım da o işte o panzehirim !Onca yaptıklarından sonra yapmadığı ne kaldı ki bana!Şimdi oraya gidip uzun bir zaman dönmediğimde belki diyorum burda olduğumdan daha çabuk iyileşirim.İnsanların yüzünü ona benzetemicem artık gezdiğimiz yerlerde bulmucam kendimi...Onunla aynı gökyüzü altında gezmicem,nefes almıcam...O güne uyanırken ben başka bir masal görmeye inandırıcam kendimi...
Belki de hayatımda ilk kez kök salmak istedim ama izin vermediler.İlk defa cesaret etmiştim toplanmaya ve bir daha dağılmamaya ve adanmaya !
İçimde hayata karşı hele insanlara karşı hiç bir kırıntım kalmamışken...Küllerimden doğmak ama ben daha sönmedim ki!
Dokunsam kendime yağmur gibi yağıcam sel basıcak her yeri ondan korkuyorum,korkuyorum boğulmaktan ...
Titret ve kendine getir beni Tanrı...!

2 Şubat 2010 Salı

keşke hep sussaydın!


aylar sonra tam 4 ay sonra bir mesaj  <<şuan çok kötü bir durumdayım ama sana yaşattıklarım daha acı,bu sefil hayatı sürdüğüm sürece tek doğrusu sen olacaksın,seni taparcasına sevdim.benden hiçbir acıklama bekleme cünkü yok...>>  vay be okadar hakaret ve aşağılamadan sonra adamdan bir ses geldi.o kadar çok ağladım ki msj dan sonra,sağol be allah razı olsun sevmiş o da !hani onu bırak tapmış !
seni kaleme alıp yazmak bile beni felç ediyor hissetmeyi bırak... renklerim hemen kararıyor.mutlu bir son beklemedim aşktan hayattan sen'den ve Tanrı'dan...ama sırtıbıçakta bir bitiş de istemedim.tadı damağımda kalsaydı o da olmazdı öyle ya okadar çok severken...
senin ne halde olduğun inan zerre umrumda değil tek umurum canın cehennem olsun!

sevgisizliğim ...
içimdekini nereye bıraksam nasıl terkedıp kurtulsam bu öfke nöbetlerinden...
telkin ya yürek, biraz da tevekkül mü ilacım!!!
unutmalıyım değil mi seni
herşeyde bu kadar sen varken
ruhum bedenım seninle bütünleşmişken
önüme bakmalıyım artık 
o boşluğa atmalıyım bizi
kaybetmeliyim cıkmaz sokaklarda 
hatta daha iyilerini hakediyorum
artık ben bukadar kötü olmuşken
bütün iyi niyetlerimi bizle harcamışken
tek kişilik bir biletle iki kişilik bir sevda ile
sürgüne gidiyorum 
canım canımdan eksik...
ruhumdaki bu arbedelerle
bukadar kanamalıyken hayatım 
bu kadar sahipsiz ve kimsesizken aşk
başka bir sevdaya mı evlatlık vermeliyim
ciğeri beş para etmeyen bir insanken sen
ben seni severek güzelleştirdim 
her bir hücrene anlam kattım
varlığımla...


sanırım bana sağdan soldan geldiler kendimi bir çarkta sıkışmış gibi hissediyorum.Tanrı dan onun ölmesini istedim sonra vazgectim sürünmeli yavaş yavaş olmalı ölüm onun için...
ama bilmeli ki benım lanetim her daim peşinde ...
bu adam beni piskopata bağlıyor resmen saditsçe duygular peydahlıyor içimde ....cidden bazen korkuyorum kendimden...bukadar yalanla uyutulmak kabullenmek yapamıyorum işte beni küfürbaz yaptın varya bir zamanlar manyak diyemezken bir insan işte böyle yoldan cıkar şaşırır ...
umarım o lanet cenesini ölünceye kadar kapar ve hiç açmaz.bu kadar öfke neden içimdekinin büyüklüğünden mi?kimbilir o kadar çok şey cevapsız ki suan hersey okadar sessiz ki...ahkam kesen bir sevdanın sonunda seyirciler !yuh!luyor bizi, oysa bu sevda ayakta alkışlanırdı...

27 Ocak 2010 Çarşamba

! Aldattık !


bir insan niye aldatır :
yalnızlıktan
konuşamamaktan
özleyememekten
sevişememekten
mutsuzluktan
sevgisizlikten
başıboşluktan
tek bır an için
yeni bir heyecan için
ağlamaktan
değersizlikten
bencillikten
arayıştan
acıtmak için
acınmak için
boşluktan

...