15 Nisan 2010 Perşembe

kayda girmemiş sözler arasında depişip duruyorum şu sıralar...
bir de arada bir böyle dökesim var sağanak altında kalıp boğulasım var
ama unutuyorum ben yüzmeyi bilmiyordum.
hani böyle ne yazsın ne kış ne siyah ne beyaz....
canım sıkıldı istanbulu göresim var içip içip yollarında ağlayasım...
yalnızlık yapıştı kaldı iliğime
oysa severdım ben
ama fazla mı ne geldi bu sefer!
sonra sevgilimin ağzından yiyesim var herşeyi
sonra nefret etmek silmek atmak yok etmek
umutsuzluğa düşürmek bizi
ama olmuyor gitmiyor
yapışan yalnızlık değil iliğime kadar
aşk'tı!

10 Nisan 2010 Cumartesi

Zhu Ni Shengri Kuai Le !!!

İyi ki doğdum
Gördün mü 26 oldum
Özgürüm kanatlandım
Durmadım ayaklandım
Koşup ilerliyorum

İyi ki doğdum
Ne güzel bir kadın oldum
Erkekler hep peşimde
Ama aklım işimde
Sınırı zorluyorum

Kalamam hayatın köşesinde
O zaman neşesi neresinde
Koysalar önüme bariyerde
Çocukta yaparım kariyer de

Pes etmem ben en zor günümde
Kanatlandım özgürüm bende
Deseler geçecek bu heveste
Çocukta yaparım kariyer de
...

2 Nisan 2010 Cuma

Başka Bir Yer Burası Odaları Yabancı Daha Önce Hiç Sevişmedik

ya okadar yazdım ve sonra puf oldu!!!şimdi yine sil baştan ...
nefret ediyorum bloga bu kadar zor erişmekten!resim bile ekleyemiyorum ya a.q um!!!
Normalde sayfan kapansa da blog zıkkımı senın yazını taslaklar kısmına kaydeder yok işte gelde sinir harbine girme offfffff...
Neyse geçen hafta Cuma ispanyol arkadaşlarla club e gittim.orda fena dağıttım saatlerce dans ve içki...o zıkkım votka öyle hafifti ki su gibi içtim sonra beni yamulttu tabiki birden...etrafımı birden yamyamlar sardı.kendimi bir an bıraksam birileri alıp götürecek; adamlar zaten ^^görüp beğen ve götür ertesi günde kaybol^^ burda düzen böyle!sonra midem bulandı kendimi o çocuktan kurtardım lavaboya attım, tabiki kustum durdum.sonra kendime gelmek icin yüzümü yıkadım nafile dedim benım acilen gitmem lazım çünkü sızmama ramak kaldı.sonra bir ecnebi yardım etti esyalarımı aldık beni taksiye bindirdi ve ben odama geldim ama yerlerde sürünüyorum.sonra sızıp kaldım sabah altıya doğru benim tel çalıyor xibanyaren arıyor nerdesin eşyalarımız nerde?ha siktir dedim kendi eşyalarımla beraber o kafa ile onlarınkileri de aldım.bendeler dedim oda numaramı sordu söyledim sonra görüşürüz deyip kapadık.ben sızdım tekrardan birden kapı tekmeleniyor açtım anam bu xibanyaren ın arkadaşları odama daldılar.biri yatağıma uzandı konuşuyor ama feleği şaşmış belli diğeride pc nin başına geçmiş müzik açıcam diye anırıp duruyor.dedim sıçtım napıcam gidin diyorum lan anlamıyorlar zaten ingilizcem bok gibi adamların kafasıda bir mılyon... sonra bu benım xibanyaren ı arkadaşımı aradım gel nolur bunlar gitmiyor geldi zar zor ikna ettik gönderdim hepsini!uzun bir süre club dans yok ağzıyla içmesini bilmeyenler böyle sıçarlar!
Cumartesi zaten bütün gün kusmuk bir halde gezdim resmen lavabo ile bütünleştim.sen misin bu kadar içen?kızım almıyor bünyen işte kaldırmıyor içmesene lan!
Hep böyle söverim kendime sonra aradan bir zaman geçince yine senede birkaç kez böyle yapar feleğimi şaşırtırım.hiç bir zaman sınırlarımı bilmiyorum.biri bana haddimi bildirsin!!!
Hafta içi gayet usluyum paso ders çalışmakla meşgulum popomu kaşıcak vaktım yok.Geçen annem le konuşuyoruz.sağolsun benim annem nerde kötü haber var annem orada!insanlar artık bukadar çok olumsuz şey seyretmekten dinlemekten paranoyak oldu.on yaşındaki bir çocuğun cesedini kanalizasyonun içinde bulmuşlar.ulan hayvan sen kimsin bilmiyorum ah sen bir cin de olsan bak sana neler yapıyorlar direk anında idam!
Ya o münevverin kafasını kesen adam noldu bitti gitti dimi?ailesini delirttiler kızın ya?acıyorum bizim memleketin insanlarına bizler nasıl insanlar olduk insan mıyız?onlar insansa ben değilim!
Burda yasalar o kadar sert ki affetmiyorlar.geçenlerde çinli bir arkadaşım anlatmıştı.alkollü bir kız altı kişinin ölümüne sebep olmuş.ben tabiki sonra mal mal ne oldu o kıza dedim idam dedi honk oldum!en iyisini yapıyorlar.valla bana ilkel mi dersiniz ne artık ama ben istiyorum bu idam yasasını... milletin ağzında sakız gibi insan hakları cart curt nedir bu ya ölen masum insanların hakları nerde peki !KISSASA KISSAS!!!
Buraya geldiğimden beri televizyon nedir bilmiyorum tabiki internetle haşır neşirim ama yine annem le ve diğer benim ayı ile konuşmaktan başka bir icraatım yok nette!!!dış dünya ile hayatım kesildi özellikle türkiye ile!
Aman kesilsin beynim allak bullak oluyor sürekli olumsuzluk almış başını gidiyor birileri buna dur desin ya !!!türkiyenin köklü bir değişime ihtiyacı var neden kendi yasamızı kendimiz yazamıyoruz ya neden biz bu kadar aciz miyiz?bizi yönetenler kukla görüntüden ibaret kimin elindeyiz neyiz biz!!!
Çince türkiye de bazı lise ve üniversitelerde ders olarak verilmeye başlanmış.yalnız bize yıllardır ingilizceyi öğretemeyen memleketim ve öğretmenleri şimdi çince mi öğretmeye kalkıyor ben buna götümle gülüyorum.eğer bir dili öğrenmek istiyorsanız mutlaka o dilin ülkesine gitmeniz gerekiyor.evet çince çok zor bir dil ama asla öğrenilemeyecek bir dil değil hiçbirşey imkansız değil benım için buraya gelmekde imkansız gibi birşeydi şimdi burdayım...buraya fethetmeye gelen bir türk kızıyım ben heytttttttt...

Birde o şerefsizi ben çok özledim; ama yaptıklarını da unutamıyorum tabiki bu kadar çabuk kabullenmek herşeyi sorgulamadan... izleri hala çok derin ve aklıma geldikçe gözlerimin kıyısı dolup taşıyor beni bir sağanak yağmur alıyor.dünyanın bir ucunda olmak ve hala bu kadar bağlı olmak bu kadar güçlü duygulara sahip olmak ve o güce karşı duramamak diz çökmek bu mudur olay?teslimiyet...hiçbirzaman yapamadığım birşey hala savaş halindeyim!aylarca ne olduğunu bilmediğim bir sessizlikten sonra kaosa dönen hayatımla mücadele ettim.ondan ipleri koparmaya çalıştıkca beni sarmalayıp kördüğüm etti.
sarmaşık gibi dolanıp duruyor içimde...
git ve gelmek arasında ,sil baştan sevmeye çalışıyorum onu ve herşeyi...

13 Mart 2010 Cumartesi

kapsama alanı içinde gibiyim

herşey yolunda korkuyorum sıkılmaktan dizlerimin üzerine düşmekten ve kanamaktan...
hergün yeni bir yiyecek ve içecek deniyorum şimdi kivili yoğurt yemeye bir yandan yazmaya çalısıyorum.hersey okadar farklı ve güzel ki insanlar rahat kimse kasıntı değil herkes hersey harıl harıl çalışıyor.bir de dün kendime bisiklet kartı aldım.her yerde bisiklet istasyonları var kartı okutuyorsun sana bisikleti veriyor.bir saate kadar ücretsiz sonrası bir yuan olarak ödeme yapıyorsun.burası okadar güzel ve düzenli bir okadar da temiz bir şehir...birde erkekleri yere tükürmese süper olacak çok rahatlar diyorum ya ve kadınları inanılmaz acık sacıklar bizim türk erkekleri gibi öküsün trene baktıgı gibi bakmıyorlar.
yemekleri beni zorluyor herseyi yıyorlar genelde uygur restorantlarını tercih ediyorum.yazılacak burda okadar çok şey var ki bitmez yaşamak lazım burayı!!!
bugün bisiklete binerken karsı yönden pat diye bir çinli adam çıktı ve ben frene basmama ragmen duramadım ve çarptım.bağırdı dicem ama burdaki insanlar okadar yüksek sesli konusuyor ki sanırsın kavga ediyorlar o da bagırarak konustu ben ne dediğini anlamadan bastım gittim.
marketlerden nefret ederim ama buraya geldiğimde çıkamıyorum içinde öyle garip şeyler var ki bakakalıyorum.dün yine yolda yürürken kadınin elinde poşet ve içinde kocaman bir kurbağa!artık gerisini siz anlayın...
en çok da o kamplumbağalara çok üzüldüm :( içim gitti...
burda hükümet kedi köpek yemeyi yasaklamış ağır cezalar getirilmiş umarım yemekten vazgeçerler ama sokakta birtane bile kedi köpek göremedim sanırım hala yemeye devam ediyorlar.
bazı çinlilerin cins köpekler edinip gezdirdiklerini gördüm.
çogu sey cok ucuz burda yaşamak yemek eğlenmek ve bira...
kendime sürekli not defterleri alıyorum okadar güzellerki dayanamıyorum onu bırak kullanmaya kıyamıyorum.
burda zaman gazı köklemiş bir halde gidiyor.en zorlandığım zamanlar onu beklemek, nete geliyor ve o genelde geldiğinde gece yarısı ya da sabah oluyor.6 saat zaman farkı çok can sıkıcı...
dün biraz atıştık nette bana sürekli çocuk gibi davaranıyor şimdi yatmalısın yemek yemelisin bla bla...
birşey sölediğimde beni anlamamak konusunda ısrarcı ,reddediyor adam sanki bütün algılarını ters yöne çeviriyor, dün sinirimden ağladım.bir mesaj attı sonra ^^seni çok seviyorum asma suratını...sana kıyamam seni düşünmeden edemiyorum^^^
mesajındaki gibi mi gerçekten sevmese neden uğraşsın benimle ve neden sürekli beni ezip geçip gidiyor ozaman eğer öyleyse biranlık kızgınlık mı bizi bu hale getiren acaba bilemiyorum.onunla yeniden başlamak hata mı diye düşünmek istemiyorum.ondan vazgeçmek için çaba sarfetmediğimi biliyorum istesemde yapamıyorum zaten benliğimi ele geçirmiş gibi sürekli onun işgali altındayım yüreğim darp altında...onunla beraberken herşeyden o kadar haz alıyorum ki ayaklarımda bir kanat ve ben güzel bir pegasus oluyorum.ona dokunduğumda o bana dokunduğunda birbirimizin içinden geçiyoruz ve kayboluyoruz...
artık hayatımda hersey okadar hızlı gelışıyor ki ve bazen algılamakta zorluk çekiyorum.
içime gömülmek ve ağırlaşmak istemiyorum taşıyamıyorum sonra kendimi dibe çöküyorum nefes alamıyorum.
sorumluluk sahibi olmak birseye bağlanmak bunlar beni hasta edior aslında bir insana sorumlu olmak onun bende kök salması; acizleşmek,esir olmak gibi...
herşey havai olmalı kalıcı şeyler yıpratıcı geliyor bana!belkide emek vermek zor geliyordur bünyeme kimbilir...

heLe şükür kavuşturana

yaaa inanamıyorum en sonunda bloguma kavuştum ben!!!
burda herşey iyi güzelde bu lanet memleket facebook blog gibi şeyleri yasaklamış, ya geldiğimden beri araştıra araştıra bir hal oldum nerden nasıl girerim bloga ...benım gibi ecnebi memleketlerde yaşayıp giremeyen arkadaşlar varsa hemen o mukaddes web sayfanın adresını vereyim kim yaptıysa, icat ettiyse varya nereleri ile yaptıysalar hehe dert bela görmesin:) (www.vtunnel.com) neyse demokraside çareler tükenmez demişler:)
ooo şimdi yazılacak şeyler çoğaldı ,yığıldı ben özet mi çıkarsam!çok özledim yazmayı bennnnnnnn....
neyse şimdi başlayalım !anasını satayım bır ay oldu nerdeyse ben buraya geleli hangi birinin ucundan tutayım ben şimdi,neyse o büyük buluşmadan başlayalım istanbul da bir gece onunla görüştüğüm geceden ...
ooooo... neler olmadı ki hersey hem çok güzeldi bir okadar da boktandı.ben bu adamla ortasını bulamıyorum hiçbirşeyin çünkü ya yanıyorsun onunla ya dadonuyorsun!!!
güya biz bir daha görüşmeyecektik, ben gerçekten o niyetle görmeye gittim onu sadece belki bir daha görüşemeyiz nebiliyim uzaklara gitmek böyle birsey olsa gerek...son kez görmek istedim o psikoloji ile gittim.cumartesi günü beklıyorum bunu herzamanki buluştuğumuz yerde sonra bır baktım gelıyor.o an sanki hersey durdu ben nefes almıyorum hissetmiyorum aynı zamanda hissettiklerimin içinde boğuluyorum.sonra durdu önümde bu sefer ben yürümeye başladım önden sonra yanıma yaklaştı elimi tutmak istedi elimi çektim.Bir de bu adam çok ama çok arsız şekil a daki davranışından anlıyoruz.Gerçi benim şikayet etmemde anlamsız ben yüz verdim ben actım bütün kapıları ben gururumu devirdim yıktım geldim onun böyle davranmasını çok görmemek gerek öyle ya!Dedim içelim vaktin var mı gittik bir yere oturduk ben bir tane bira içtim kendime gelmeye başladım yavaş yavaş,buz kütlesi oldum sanki o an kaskatı kesildi vüücudum.benım patatesi sevdiğimi çok iyi biliyor ondan söyledi yemek istemedim zorla agzıma bırkaçtane sokuşturdu.
sonra bir yer ayarlamış oraya doğru yollandık.kafamdakilerle boğusurken bir yandanda onunla boğuşuyordum ne için geldiğimi unutup biran saldırmak istedim sonra dedim yalandan da olsa bir gece benı sevmesine izin vermeliyim,beraber oldugumuz her an gibi mükemmel olmalı diyerek kendimi çözmeye başladım.içtik içtik arkadaşının evinde ben en son iyice kafayı buldugumu anladım ama yetmiyor bayılmak istedim resmen o izin vermedi daha fasla içmeme ...beni koynuna aldı o kadar özlemiştim ki kokusunu tenini herseyini her bir zerresini...dokundum saatlerce ve dokunduk birbirimize...sonra sanırım sabaha dogru uyuya kaldık.bır kaç saat uyuduktan sonra uyandık.gözümü açtıgımda yüzü yüzümdeydi hiç bitmesin istedim hiç bitmeyelim biz böyle kalalım istedim ama işte zaman akıp gidiordu.biran bilemedim kalkıp usulca yanından gitmeliyim mi diye aklımdan gecirirken birden gözünü açtı gözüme dikti.saldım kendimi bıraktım olayların seyrine...kalktık,biz hiçbirşey olmamış gibi beraber kahvaltı hazırladık hiç ayrılmadık sanki hersey aynı uzun bır uykuya daldık ve kötü bir rüya gördük ve uyandık.böyle olmasını çok isterdim ama hersey oldukca çok gercekti.
beni bırakmak için otobüse bindik,uykusuzluktan gecenin bitmesinin ve yaşananların şaşkınlıgından iyice ruh gibi oldum, ayakta zor duruyordum neyse bu gitmeye yakın senı bir kez daha görmeye geliyim mi dedi ben de o an olur dedim sonra öptü ben eve yollandım.o gece böyleydi...
kısacası biz yine yeniden başlamaya karar verdik.
ve ben şimdi o uzak uzak yolları aştım ve geldim Çin'deyim.okulum da başlayalı bir hafta oldu...
türkiye ile burası arasında tam altı saat var herkesle herseyle kopuyorum, oradan iyice uzaklasıyorum zaman sanki burda çok hızlı ve ben anlamıyorum akıp gidiyor...
artık hersey yoluna girsin istiyorum yani hersey değilde en azından bir kısmı...ey tanrı duyuyor musun beni!sürekli raydan cıkmaktan ve oraya buraya çarpmaktan heryerım yara bere içinde...iyileşmeye çalışmakta istemiyorum yara da almak istemiyorum.burdan bir boklar yaparak çıkmak istiyorum bazeb gerçekten çok zor yollar deniyorum zor bir insan mıyım bilmiyorum deli miyim yoksa mazoşist miyim kendime işkence ediyorum bazen hiç bilmiyorum tanımıyorum benliğimi bazen başka bir benliğin içine hapsoldugumu hissediyorum
en azından burda hersey beklediğimden daha iyi tek sorunum ingilizceye benzer bir dilim olması bir de onu çözdüm mü bitmiştir burda olay!!!
Küçük bir kasabada büyüdüm
Ve yağmur yağarken
Sadece penceremdem dışarı bakardım
Ne olabileceğini hayal ederek
Ve mutlu sonla bitirirsem
Dua ederdim
Uzanmaya çok çalıştım
Ama yüksek sesle konuşmaya çalıştığımda
Kimsenin beni duyamadığını hissettim
Buraya ait olmak istedim
Ama burada bir şey çok yanlış hissettirdi
O yüzden dua ettim
Kaçabildim
Kanatlarımı açacağım ve uçmayı öğreneceğim
Gökyüzüne dokunana dek ne gerekirse yapacağım
Bir dilek tutacağım
Şansımı kullanacağım
Bir değişiklik yapacağım
Ve kaçacağım
Karanlığın dışına ve güneşin yanına
Ama sevdiklerimi unutmayacağım

kelly calarkson...

12 Şubat 2010 Cuma

İçtim içtim zehirlendim Annem affetsin Kadehlerde temizlendim


Bu başlık tam bana göre oldu cuk oturdu:)Dün taksimde bir güzel demlendim sonra kendımı bir güzel kaynattım.Sonra o manyağa mesaj attım o da karsılıksız bırakmadı.İçince daha kötü oluyorum ona odaklanıyorum sonra küfürleri basıyorum şerefsize!Bir de böyle pişman havası yok mu beni deli ediyor.Ben bunu arıyorum dün baktım teli meşgule alıyor hımmm derken o aradı vay aklınca jest yapıyor neyse konuştum sonra haydi güle güle...
Ben böyle canım yanınca resmen kuduranlardanım.Dayanamıyorum mutsuz olmaya, ağlamaya !Kacarım hep böyle zamanlarda insanlardan vahşileşirim saldırgan olurum.Ehlileştiğim zaman karışırım tekrar evcimenlerin arasına...
Böyle arabesk dönemlerimden nefret ediyorum.Batsın bu dünya teytey bitsin bu rüya ağlatıp da gülene yazıklar olsun modundayım resmen!Aşık olmak eşittir aptal olmak beyninin hiçbir fonksiyonunu kullanamamak!Keşke biraz kullanabilseydim.Aptal aşık derler ya işte evet o tam benimmmmmmmmm :S
İlk defa sıkılmadım sevdiğim birinden her geçen gün sevdim içimde özümsedim.İlk defaydı işte ama yanlış kişiyle olmuş bu çarpışma!!!
Belki onu görebilirim yakın zamanda ama o endişeleniyormuş benim canımın daha fazla yanmasından dolayı...
Yuh diyorum küfürü bastım zaten of neyse ne gereği var da yazıyorum sanki ama şu sıralar yazacak birseyim mi yok hayatımda onu düşünmekten daha önemli şeyler bulamadığım için mi?Yapılanları hazmedemediğim için mi?
Bir sürü cevapsız sorular, sürekli dağılan işlemlerim var.Neyse puf en iyisi dağınık kalsın öylece belki bir gün toplamaya gelirim...

11 Şubat 2010 Perşembe

Dağınık Kaldım Yine!



Günler ne çabuk geçti tükettim ufaladım bir bir elimde...10 gün sonra gözümü başka bir yerde açıcam ÇİN!
Üzerimde bu kadar ağırlık varken ben nasıl kanatlarımı açıcam....Herşey darmadağın ve ben içinde ne aradığımı bilmeden deli gibi birseyler ararken!Birseyler beni silkelesin istiyorum yine yeniden hissetmek istiyorum.O gittiğinden beri hayatım bir komaya girdi sanki bütün heyecanlarımı,umutlarımı,hayallerimi,çocukluğumu onunla beraber gönderdim.Gidiyor olmak,sadece ondan uzak olmak...Koşmak, deli gibi ondan kaçarken yine onunla gezdiğim yerlerde kendimi bulmak...Bir dilenci gibi onu aranmak her yerde!
Umudum yok olsun istiyorum hıç bir umut yokken sadece bir kez olsun onu görmeyi dilemek neden Tanrım neden ceza mı bu?Bir mesaj attım ona sadece bir gece yanında uyumak istiyorum.Kendim için,sorgu yok, sual yok...
Ne olacak bilmiyorum o gün nezaman ve nasıl olacak bilmiyorum belkide hiç göremicem.Ona karşı bu kadar öfkeliyken neden bunu istiyorum.Bu mesajı atmasaydımda biliyorum ki hep içimde kalacaktı ama bu hep içimde kalmasın dediğim şeyler başıma da iş açtı bu bir gerçek!
Şu son zamanlarda onunla ilgili hep sadece güzel günlerimiz aklımda tuhaf bir şekilde...Ben kurtulmaya çalışmıyorum ondan artık yapamıyorum çünkü biliyorum içimde hastalıklı bir duygu var benim ve ben çok hastayım,tek ilacım da o işte o panzehirim !Onca yaptıklarından sonra yapmadığı ne kaldı ki bana!Şimdi oraya gidip uzun bir zaman dönmediğimde belki diyorum burda olduğumdan daha çabuk iyileşirim.İnsanların yüzünü ona benzetemicem artık gezdiğimiz yerlerde bulmucam kendimi...Onunla aynı gökyüzü altında gezmicem,nefes almıcam...O güne uyanırken ben başka bir masal görmeye inandırıcam kendimi...
Belki de hayatımda ilk kez kök salmak istedim ama izin vermediler.İlk defa cesaret etmiştim toplanmaya ve bir daha dağılmamaya ve adanmaya !
İçimde hayata karşı hele insanlara karşı hiç bir kırıntım kalmamışken...Küllerimden doğmak ama ben daha sönmedim ki!
Dokunsam kendime yağmur gibi yağıcam sel basıcak her yeri ondan korkuyorum,korkuyorum boğulmaktan ...
Titret ve kendine getir beni Tanrı...!