1 Şubat 2011 Salı

100 de 100 değişirken 100de 10 bile değişemeyen bir hayata hayat vermek!


Biraz önce bir klip izledim.Issız Adam ın son bölümünü koymuşlar en can alıcı noktası orası olsa gerek herkes için!Ne kadar benziyorum o filmdeki kıza beni hiçbirzaman benimseyemen bir bünyeye  kendimi enjekte etmeye çalışırken bir bakmışım ben ^O^kolik olmuşum.
Ona hep demiştim bız bu kente ıkımız birden fazla geliriz çekip giderim demiştim ama adam sallamadı sonra birgün ben gidiyorum senı son kez gormek istiyorum diyen başlayan bir cümle ile nokta koyamadıgım ve  üç nokta ile devam eden cümleleri çoğalttık beraber!
O kızla tek farkımız benım birtürlü ondan sonra eskısı gibi olamayışım...Dün yıne benı aglama krızıne soktu ben konustukca o susuyor o sustukca benı boguyor.
Artik ne gururumun ne de onun bana yaşattıklarının bedelını ödetme derdındeyım üzülse bedel ölse yada dızlerımın dibine serseler onu ne değişecek!Ben kazansam ne olcak bu saatten sonra iliğime kadar yerleşmiş bu acı!O bile artık beni düzeltemez o bile...
Bugünden sonra bır haftalık tatile giriyoruz.Hergün sabahın köründe uyanmak ve savaş halınde bir insan sürüsü ile mücadele ede ede işyerine varmak beni inanılmaz yoruyor.Sürekli yatmak istiyorum üzerimdeki bu yükü artık taşıyamıyorum, bırakmak istiyorum kendimi boşluğa; ben aşagıya düştükçe onlarda benim üzerimden düşsünler!

20 Ocak 2011 Perşembe

...........................................

Öyle yorgunum ki kendimi nadasa çekmek topraklarımı dinlendirmek istiyorum Eski hasat hala içimdeki yenileri çürütüyor Daha fazla parcalanabilecek bir parçam kalmadı
Geçen haftaydı sanırım herzamanki gibi öfke nöbetlerim tuttu ve ona bir mesaj dah attım cevap gelmeyeceğinden okadar eminimki Senden Nefret Ediyorum!ve bir cevap Seni çok seviyorum
Delirdim resmen elimde olsa ona o an işkence yapardım heryerini lime lime eder bak hala seviyor musun beni bu hale getirdin ruhumu hayatımı delik deşik ettin diye avaz avaz bağırmak...
Ben nasıl birşeyin içine girdim anlamıyorum neden kendımı bu kadar aciz ve aptal bır duruma düşürdüm neden ya neden neden...
Bende istedim...İstemek nedemekdi ya sadece istemişssin ben çok istedim aramızdaki fark buydu senle benim!Ne kadar basit bir tek kelime varmış aramızda seninle oysa...
Kendimdeki bütün çoklu kelimeleri alıp senin varlığına iade etmek azaltmak ıstıyorum çoklu senleri...
Ben haksız olduğum zamanlarda bile hep haklıyımdır biliyorsun!Peki seen hiç haksız olmayı diledin mi?

14 Aralık 2010 Salı

Radiohead i dinlerken bende garip duygular uyandırıyor.onunla sevişirken karma police şarkısını açmıştım.şimdi o aklıma geldi.ve ben yine bir eskimizi daha hatırladım.insan beş yıl boyunca hangi anısından nasıl kurtulabilirki...sanırım kendimden kurtulsam daha iyi !
penceremdeki perde yarı aralanmış ve yatağımda sere serpilmiş kıyafetlerim...orda burda çanta ve ayakkabılarım...odamda darmadağın hayatım gibi...düzene sokmaya çalışırken kendimi hep herzaman daha fazla darma duman ettim.
kendimi hep hasta gibi hissediyorum.bir insanın ruhu nasıl iyileşirki...nasıl dokunabilirim kendime dokundukca daha cok kanıyorum.
ne işime ne okuluma ne de hayatıma odaklanabiliyorum.artık birkaç satır kelime yazarken bile zorlanıyorum.
silkeliyorum kendimi ama üzerimde hiç bir kirli çıkı kalmamışcasına tükenmiş herseyim sanki sıfırlamışım herseyi, birtek o hariç...

8 Aralık 2010 Çarşamba

eksileri artılayamamak...

Herkesin merak ettiği bir ülkede yaşıyorum.Küçük adamların arı gibi çalıştığı bir ülke...ben çok fazla birşey yazamıyorum.belki ifşa olma endişesi belki içimdekilere çok fazla odaklanmamdan kalemim kısırdöngü içerisinde...yurtdışına gitmek istedim.arınmak istedim kötü huylu hallerimden huzursuzluklarımdan terkedilmişliklerden...
ama pek beceremedim ben bu işi...kendi kendime gözlerim gördüğü için ellerim ayaklarım tuttuğu için ve hala nefes alabildiğim için ne kadar şanslısın kızım diyorum.telkinler kandırıkçı oyunlara başvuruyorum kendimce bana mısın demiyor.yemiyor yediremiyorum kendime...insanın kendisini mi kandırması zor yoksa başkasını mı?
çok kalabalık ve gürültülü bir ülkede çok yalnız ve sessiz kaldım.bazen benim için dayanılmaz bir kalabalığın içinde buluyorum kendimi.herzaman seyretmeyi sevdim ama asla içinde olmayı değil...
hiçbirzaman pozitif olmayı başaramadım.bu kadar negatiflik içinde nasıl başarabilirdim ki...eksileri artilayamadım.
her sayfamı açışımda birkaçtane blog yazısı okuyorum.normalde bu zamana kadar hiç yorum yazmadım bloglar hakkında kişiye özel bir yorumla kapatmıcam yazımı...
ama ne gariptirki burası bile reyting savaşına dönmüş...hiçbiryerde huzur yok...çıkarsız bir alan yok...

7 Aralık 2010 Salı

Burda Bir Kadın Var İçi Dapdaracık ! ! !

içimde boğucu kasvetli bir hava var.içim dapdaracık...kronıkleşen bir mutsuzluk var iliklerimde...bakışlarımdan kirpiklerime düşen siyah beyaz anlar heryerdeler...
çok mutsuzum bu nasıl anlatılırki ya da benim gibi umutsuz bir vakaya ne yapılabilir.mutlu olmak gibi bir gayem yok belki ama bu kadar da mutsuzluğun içinde arbedeye uğramak istemiyorum.benim elimde diyen ahmaklar benden uzak dursunlar.hayat boktan ınsanlar ise daha boktan...herkes hersey sadece bir an için yaşıyor.ne yaşarsak kar öyle ya...

28 Kasım 2010 Pazar

Boşluksal Geyiğim

yazı yazmak neden bir işkence haline geldi bilmiyorum.kendimi darmadağın ediyorum.öyle mutsuzum ki sanki bu benım doğal halim ben annemın rahmınden böyle fırlamısım gibi!zor sacma sapan işlerle uğrasmaktada üstüme yoktur.sankı ne varım ne yokum nerdeyım bilmiyorum.
cuma gecesınden beri bir arkadaşla ot hush kullanıyoruz.sardı cigaralıkları içtik.kafam hic bir mılyon olmadı aksine beni cin gibi yaptı.alkol su gibi sigarayı ekmek gibi yedim.
içimdekini sürekli öfke ve kinle beslemekten yoruldum.her dışarı çıktığımda hoşuma giden her erkekle yatmak istiyorum.ama olmuyor olmuyor lanet olsun orospu olmak istiyorum onu bile beceremiyorum gelemem yapamam deyip eve yollanıyorum.
deli gibi dans ediyorum içiyorum şimdi arada birde sanırım ot kullanıcam.ihtiyacım var sakinleşmeye...nasıl olcak bilmiyorum sürekli bir savaş halindeyim herseyle herkesle ve en cok onunla!
şu sıralar konuştuğum birden fazla erkek var hiçbiri sarmıyor.yetmiyorlar bana doyuramıyorlar içimdeki boşluğu!
hayatım şuan ayaküstü sevişmelerin verdiği dozajlarla devam ediyor.heryerim alev alev sanki bir yeri söndürsem diğer tarafım tutuşuyor.

14 Kasım 2010 Pazar

Tümden mi gitmek lazım herşeyden?

bir mesaj daha attım ona ve...
Ve Tanrım neden ya neden bu soru beynimi yiyor.ruhumu yavaş yavaş bir fanusa damıtıyor.hiçir parçam bir parçama değmiyor.hissiyatsız bir halde sağa sola deli gibi çarpıp dururken kanayan yerlerimi öylece izliyorum.
neden kurutulamıyorum caba göstermiyor muyum?onun bana giydirdiklerinden soyunup cırılcıplak bırakmadım mı kendımı???
her gün bu gercekliği kabul etmeye çalışmak ;
seni, tanımadığım yüzlere anlatmak kendimi senin nasıl bir serefsız bir adam oldugunu başka agızlardan dolaylı bir sekılde ikna ettirmeye çalışmak!
Sogumuyorum yorulmuyorum bu cehhenemde yanmaktan sanki...müstahak mıyım ben buna kimbilir belkide?ben herseyden vazgecerken senin için,sen birşeyden bile vazgeçmeyi bırak benden vazgecip gittin.
ben herseyle senin için savaşırken sen sadece savaş naraları atıyormuşsun.tek başına çarpışan ve durmadan sana yenilen ahmak ben!
yazmak istemiyorum işte istemiyorum hiç bir bok yapmayı! dokunamıyorum hala kendime bütün kelimelerim agzımdan yalpalayarak çıkıyor.içinde birsey öldürmeye calısırken ınsan aslında hep kendıne dair bütün güzellikleride öldürüyor.bir bir asıyorum şimdi herseyi ipini çekmeye gücüm yok ama kendi ipimi çekebiliyorum tümden mi gitmek lazım herseyden?
buralarada zaten hiç alışamadım hiçbirseye alışmak ıstemıyorum sanki inatla teslim etmiyorum bu sehre kendimi... çok üşüyorum ısınamıyorum içimde hep bir lodos var. biri beni alsın iyileştirsin istiyorum.bu koma halinden çıkmak gözlerimi actıgımda daha önce görmedigim bir göze bakabilmek ve yeniden ısınabilmek bu buz kütlesinden çözülmek istiyorum.

http://fizy.com/#s/1ls3lk


So maybe Im a masochist
I try to run but I dont wanna ever
Til the walls are goin up
In smoke with all our memories ...


24 Ekim 2010 Pazar

Hayatın geri vitesinde takılı kaldık!

bi yerden bi yere taşınmak hele birde benım gibi eşyaları cok olan bır hatunsanız kıyafetlerım artık eziyet halıne geldi.ordan oraya taşın dur onlarla!oyüzden onları üstüme yük etmedim kargoya verdim sevgili 60 kilomu,kargo çinde çok ucuz ucakta yanıma alsam daha pahalıya mal olucak ayrıca hamallığından da kurtulmuş oldum.
uzun zamandır internetim yoktu.kendilerini çok özlemişim.buraya ne yazdıgım bellı olmayan mekanımı da özlemişim.
artık benım de bir evim var ilk defa evde kalıyorum öğrencilik hayatımda hep yurtta kaldım oda arkdasları falan tanısma faslı cogu zaman benım için eziyet halıne geliyordu.
şimdi evimi bir çinli ile paylaşıyorum.şirin akıllı bır hatun!
neyse bana gelelim okulum eskı okulumdan iyi degil pek sevmedim sınıf arkadaşlarımıda tanımıyorum.bende yaklaşmıyorum zaten kimseye...
iki haftadır içmiyordum ama dün yine ne bulduysam içtim midem iflas etmiş bir durumda...içkileri karıştırmak bana hiç iyi gelmiyor ama işte bile bile bazen aptallıgı tutar ya ınsanın gözünü kapatır bende o hesap işte!taksiyi dakkada bir durudurp kusucam agbi dur edasıyla faciaya döndü.
dün çok içmek istedim şuursuzca o hayatımı felc eden benı kangren eden varlık benım bir arkadaşımı aramış.kendimi nasıl bir arabesk duruma sokup içler acınası bir ruh halıne girdiğimi nasıl anlatılır ki....kadir amca ile türkan teyzemizin filmlerini gectı benım bu adamla olan ilişkim...neyse ekim ayının ortaları bunun dogum günüydü biz nekadar kötü olursak olalım ben hep dogum gününde ona mesaj atmışımdır.ama bu sefer bende öyle birsey oluşturduki öldüresim var onu !bana acı cektirdigi her bir gün için ona bir bıçak darbesi ile karsılık vermek ıstıyorum ama öldürücü darbeler degil kendi kanında boguldugunu izlemek istıyorum aynı benım gibi...
yani durumum iyi değil sanırım bana sacma salak mesajlar atıyor.derdi ne anlamıyorum ki ne ondan gitmeme izin veriyor ne de ona gelmeme...öldür beni daha iyi ya resmen ip atlıyorum durmadan hayatımın vitesini onun yüzünden geriye atmaktan sacma sapan bir ruh hali edindim.bır rahat ver huzur ver dimi bak seni arıyor muyum soruyor muyum kırdım dizimi götümün üstünde başka adamlarla kırıştırıyorum.
ben bu duruma nasıl geldim anlamıyorum.ağlama duvarı gibi hissediyorum kendimi ...keşke bok gibi olsam en azından biri sifonu ceker temizlenirdi ortalık.ama ben ne haldeyim bilmiyorum.ne yapmak istedigimi hiçbirsey bilmiyorum.sadece hersey midemi bulandırıyor herkesin agzına kusasım var...

http://fizy.com/#s/1lut3n

6 Ekim 2010 Çarşamba

Kaçak bir ben!

bazen içim dışımda kol gezerken boylu boyunca onu izlerim.tanımak için zorlarım hafızamı sanki daha önce karşılaşmışız ve bir selam verip geçiştirmişiz birbirimizi...

gözlerimin kapalı aralığından sızan bir ışık gibiydi diğer yanım ama ben ısrarla gözümü kapatıp yürümeye devam ediyorum.


öyle yabancı eda ile gülümseyip uzaklaşıyoruz yine birbimizden!

5 Ekim 2010 Salı

Acımsıtrak...

   ne zaman canım çok yansa dizlerimi karnıma çekip derin derin içime giren acıyı  vermeye çalışırım.çocukluğumu hayal etmeye başlarken birden irkilip en az şimdi olduğum kadar hırçın ve şikayetçi bir sübyan olduğumu ve katlanarak büyüyen dikliğimin keskinliğinde bileylenir dururum.
sonra anımsadığım bir şey daha vardı.annemin bana hep o çok istediğim sindy bebeklerden almayışına içerlenip suratımın ekşiyen yerlerinin büzüşmesini izlerken aynada, şuan bile hala eksikliğini hissetirecek kadar büyüyemediğimin farkına varıp hergün biraz daha çoğalmaktan hiçliğe soyunurum.
hissiyatsızlığımın en üst katından bir bir atarım aklımdan geçenleri...ama bir tanesi... her onu aşağı atmaya çalıştığımda asılı kalır yıllanmış düşüncelerimin arasında!canımın kırıkları batarken canıma, acımsıtrak tad hala bünyemde...

29 Eylül 2010 Çarşamba

sabıkalı ilişkiler içersindeyim!

   iliklerime kadar üşüyorum.zamanında hiç ettiğim harcadığım hersey yüzüme bir bir şamar gibi çarpıyor.beni seven ve benim sevmeyip götümün kalktığı zamanlar goodbye dediğim adamlar sizleri özlüyorum.hepsi bir bir canımı yakıyor şuan!
   günah cıkartma zamanım sanırım!hepsini bir bir arayıp bakın bir adam girdi hayatıma ve size yaptıklarımın hepsinin öcünü alıp gitti!affederler mi acaba?
korkuyorum kendımden acı bile hissetmiyorum hiçbirsey hissetmiyorum.herseye karsı öyle nötürüm ki...
   yazılar yazardım artık yazamıyorum.kilit vuruldu sankı elime en büyük hayalım birgün bir kıtabım olması biliyorum kalemim kuvvetlı ve bana malzeme lazımdı sadece!ve ben elimdekilerin hepsini harcadım.
tanımadıgım bır adamın yatağına gırıp gozumu yummak ıstyrm kollarında ve sonra sabah kalktıgımda gıtmıs olmasını isterdim.
uyuyamıyorum uyutamıyorum artık kendımı!
hergecen gün kendımı yalnızlaştırdım.hayat ,hergecen gün daha fazla öfkemı toplayıp çarpmaya devam edıyor.
ve benı ayakta tutan sey o!
şimdi bütün aşklarımdan vaftiz olmak istiyorum...
 

21 Eylül 2010 Salı

yer dip köşe...

sıkılıyoum ya sıkıyor beni birsey buralarda...bugünde regl oldum zaten nefret ediyorum dengesizliğimin dibine vuruyorum iyice!ağlamaklı gülmeli öfkeli krizler arka arkaya mı gelir bir insanda?burda yediğim yemek sadece aksam üzerine dogru ,  onun dısında diğer öğünlerim yalan oluyor.kahvaltı denen zıkkımı cok severim ama o da burda yok!kurban olsunlar tuaerqi zoufan a onlar ...
neyse ilaç içtim. dedim :aç karna iyice kötü olucam barı jıaozi yiyim dedim ama resmen beynim döndü.uzun zamandır hiç böyle kötü regli olmamıstım.iki üç lokma yedim kendimi odaya zor attım.tansiyon yerlerdeydi.
neyse bıraz dınlendim kendime geldim aksamda klübe gitmek istiyorum içmek içmek ve dans etmek ıstıyorum.içimde doymak bilmeyen bir pıskopat var ne yapsam mutlu edemıyorum onu!
beni içine dogru yutuyor kara delik gibi...
artık yazı da yazamıyorum kelimelerde bi yerde sarhoş ayılamamış...
her yerde dip not gibiyim
 a qum yazamıyorum işte kalsın!

19 Eylül 2010 Pazar

Hızlı bir Giriş!!!

tr saati ile saat 01:00 Çin saati ile 06:00 da giriş yaptım odama...dün bu sehrin disko kralı Jeffin ewinde toplandık.eğlendık yedık ıctık...türk usulü mangal la costu millet içkiler desen su gibi akıyordu.bense nezaman tek kalsam basımda bır tane atmaca korkuyorum yaklaşmaktan hersey anlık aslında severım heyecanları bağlı kalmamayı cekıp gitmeyi ama bu bi başka ya tensel buluşmalar oynasmalar sanırım benım ruhumda boşluk acıyor gelemıyorum kendıme günlerce...
dün cok eğlendim ama sabaha kadar dans ettimmmmmmmmmm...!
hiç oturmadım götümün üstünde çok özlemişim.şimdi ben burdan gidicem ya ortam güzelleşmeye basladı ayar eder benı bu durumlar zaten!
şimdi burdakı vize işlemlerimin bitmesini beklıyorum kımıldayamıyorum bir haftadan fazla burdayım ve sonra çin in en soguk sehrlerinden birine dogru yol alıcam...
ha bu arada tr deyken dövme yaptırdım en sonunda, canım ınanılmaz yandı her iğne batısında küfürler havada ucuyordu...bu kadar canımın yanacagını tahmın etmıyordum ama orjınal oldu güzel oldu değdi canımın yanmasına!
sanırım maniclik dönemım geciyor kendımı eğlencenın dibine vurucam.
 cehennemde yanacaksam bir sebebi olmalı öyle ya!

17 Eylül 2010 Cuma

Yokuşum Kendime Ben

45 gün ne cabuk gecti.sayılı gün cabuk gecer öyle ya!yine cin deyım ama tr ye gelmem benım için hiç iyi olmadı.bütün dengesizliğim uğursuzluğum vurdum duymazlığım üstümdeydi.evde hiç duramadım ipini koparmıs danalar gibiydim.yenı adamlarla tanıştım onlarda en az diğeri kadar serefsizdi.hersey ıstedıklerını alıncaya kadar!
kendımı nasıl hıssettıgımı bıle bılmıyorum kotu bıle hıssetmıyorum ki...nasıl bır zaman benı kendıme getırır ki ya da nasıl birsey tekrar yenıden off neyse ben kacar..

3 Eylül 2010 Cuma

Hakettiğin Yerdesin !!!


        ......................................biraz önce bana aldıgı tek taş yüzüğü wc amcaya atıp sifonu cektim!!!
kendımı öyle garıp hıssedıyorum ki ne doluyum ne boş ne varım ne de yok!yine ayarı bozulmuş bir şekilde freni patlamış bir araba gibi hız alıyorum hayatta...çok çabuk silkelendim gözüm cok cabuk acıldı.maymun gözünü açtı ha :)
canım hiç yazı yazmak istemıyor.sanki bütün sessiz harflerımı ipe astım seslilerde alayına ısyan bir sekılde kızım bır bas git edasında...
artık hıcbırsey umrumda degil hiçbir kaygım yok ne yasarsam kar!hayat yeterınce zor öyle ya kımsenın benıde mutlu etmesını bekleyemem mutlu olmak ıcın mutluluk cubuguda taktıramam.kendı kendıme hayatın orgazmına ulaşmam lazım!
uzun lafa gerek yok anlatacak bırseyımde yok aslında okadar cok sey varki ama gözümün önünden gecıp gıden hiçbirsey umrumda değil!

30 Ağustos 2010 Pazartesi

bu rüzgar çok sertti...ve esti geçiyor!

yazmak istemedim kendimi hazır hissetmiyordum.her konuşmanın sonunda onunla bitirdiğim sus pus kelimelerim vardi dilimin ucunda...şu sıralar garıp şeyler oluyor anlamlandıramıyorum ama korkuyorum sadece tutunup asıldıgım birşeyler oldu sanki...
kendimi istanbul dısına bir sahil kentine attım.
bır yerden iş teklıfı geldi
Çin de ki okulumu değiştiriyorum
Çin li bir firmada parttime işe başlıcam
başlangıc yaptım herseye! arınmaya calısıyorum üzerimdeki bu acınası hallerımden ,acizliğimden ...
kendimi nasıl da kaybetmişim nasıl da değersizleştirmişim varlığımı onun ellerinde un ufak olmama izin vermişim.gözlerimden gitmiyor beni öylece bırakıp gitmesi bizi ezip geçmesi...
bak işte dönüp dolaşıp ona geldim neden yazayım ki ya da neden konusayım?
tanımadıgım yüzlerde farklı kelımeler arıyorum şimdi...nekadar az dile getirirsem okadar cabuk küflenip yok olur bu yaşanmışlık!

11 Ağustos 2010 Çarşamba

Sırtıbıçakta bir bitiş daha senden!

beş yılı arkasını dönüp öylece beni bırakıp gitti.dün taksimlerde zırlaya zırlaya yürüdüm.yalvardım,ezildim,kıvrandım.nasıl bir ızdıraptır nasıl bir güc benı ayakta tutacak.yazılcak çok sey var ama elim varmıyor ki...içimin yavaş yavaş öldüğünü hissediyorum.kendimden bu içimdeki kabir azabından kurtulmak istiyorum.beddualrı sıralayıp diz cöksün istiyorum.bir adam yüzünden ülkeyi terk ettim şimdi onu görmek ıcın geri geldiğimde bızım adımıza alınan kararla idam sephasında sallandığımızı görüyorum.

 ben iyi bir adam degilim benden uzak dur !

ben senin iyi bir adam olmadıgını zaten biliyordum.ben mükemmel bir ilişkı istemedim.bütün dünya ona karşı olsa ben yine onunlaydım herseyımle...o ise herzamanki gibi sırtıbıçakta bir gidişle kanrevan ıcınde beni kanamalı bir sekılde bırakıp gitti.yavaş yavaş ölüyorum sanki...
ben onunla beraber bir masala inandım ama masalların sonu hep güzel biterdi di mi?ben onunla büyüdüm büyürken sabretmeyi sevmeyi öğrendim.ayrılıgın sevdaya da dahil oldugunu...

2 Ağustos 2010 Pazartesi

Tek güzel olan şey...

Türkiye ye
                   
                 geliyorum...

27 Temmuz 2010 Salı

Taşralı kız güle güle...


doğudan batıya ne umutlarla gelen bır genc kız tanıdım.ailesinin bütün erkekleri okumuş ama kadınları hiçe sayılmış! kişiliği paramparca edilmiş ,ne olduğunu bilmeyen, paydası eksik sevgi yoksunluğunda kaybolmuş taşralı kız...ailesi bir gün onu evlendirmek istemiş ve o istanbul a kaçmıştı.vücut dilinden başka bir dil bilmeyen bir kadındı o...
bazı ınsanlar sanırım hayata hep bır sıfır yenık baslıyor ne yaparsan yap o yenılgı her defasında fazlasıyla yüzüne tekrar tekrar tokat gıbı çarpıyor.

bir temmuz gecesi altıncı kattan insanlara gülümseyerek aşağıya bıraktı o kendini ...o gülerken sesinin tınısı hala kulaklarımda...

şimdi boğazım düğüm düğüm...
çocukluğunu bilmeden kadın oldu
kadınlığını bilmeden toprak oldu...

http://fizy.com/s/1agr7t#s/1ahsdj

25 Temmuz 2010 Pazar

Kırıntı...


gözlerimi deviriyorum

uzanıyorum yatağıma

odamdakı gökyüzüne bakıyorum

burnumda nar çiceği kokusu

ve ayaklarımda rengi

yol boyu uzanan kurumuş sarı yapraklar

hışırtıları yürüken umut bağlar sol tarafıma akar sessizce

ve hissetmeye başlarım

yine yeniden kanayan yerlerimi...