17 Eylül 2010 Cuma

Yokuşum Kendime Ben

45 gün ne cabuk gecti.sayılı gün cabuk gecer öyle ya!yine cin deyım ama tr ye gelmem benım için hiç iyi olmadı.bütün dengesizliğim uğursuzluğum vurdum duymazlığım üstümdeydi.evde hiç duramadım ipini koparmıs danalar gibiydim.yenı adamlarla tanıştım onlarda en az diğeri kadar serefsizdi.hersey ıstedıklerını alıncaya kadar!
kendımı nasıl hıssettıgımı bıle bılmıyorum kotu bıle hıssetmıyorum ki...nasıl bır zaman benı kendıme getırır ki ya da nasıl birsey tekrar yenıden off neyse ben kacar..

3 Eylül 2010 Cuma

Hakettiğin Yerdesin !!!


        ......................................biraz önce bana aldıgı tek taş yüzüğü wc amcaya atıp sifonu cektim!!!
kendımı öyle garıp hıssedıyorum ki ne doluyum ne boş ne varım ne de yok!yine ayarı bozulmuş bir şekilde freni patlamış bir araba gibi hız alıyorum hayatta...çok çabuk silkelendim gözüm cok cabuk acıldı.maymun gözünü açtı ha :)
canım hiç yazı yazmak istemıyor.sanki bütün sessiz harflerımı ipe astım seslilerde alayına ısyan bir sekılde kızım bır bas git edasında...
artık hıcbırsey umrumda degil hiçbir kaygım yok ne yasarsam kar!hayat yeterınce zor öyle ya kımsenın benıde mutlu etmesını bekleyemem mutlu olmak ıcın mutluluk cubuguda taktıramam.kendı kendıme hayatın orgazmına ulaşmam lazım!
uzun lafa gerek yok anlatacak bırseyımde yok aslında okadar cok sey varki ama gözümün önünden gecıp gıden hiçbirsey umrumda değil!

30 Ağustos 2010 Pazartesi

bu rüzgar çok sertti...ve esti geçiyor!

yazmak istemedim kendimi hazır hissetmiyordum.her konuşmanın sonunda onunla bitirdiğim sus pus kelimelerim vardi dilimin ucunda...şu sıralar garıp şeyler oluyor anlamlandıramıyorum ama korkuyorum sadece tutunup asıldıgım birşeyler oldu sanki...
kendimi istanbul dısına bir sahil kentine attım.
bır yerden iş teklıfı geldi
Çin de ki okulumu değiştiriyorum
Çin li bir firmada parttime işe başlıcam
başlangıc yaptım herseye! arınmaya calısıyorum üzerimdeki bu acınası hallerımden ,acizliğimden ...
kendimi nasıl da kaybetmişim nasıl da değersizleştirmişim varlığımı onun ellerinde un ufak olmama izin vermişim.gözlerimden gitmiyor beni öylece bırakıp gitmesi bizi ezip geçmesi...
bak işte dönüp dolaşıp ona geldim neden yazayım ki ya da neden konusayım?
tanımadıgım yüzlerde farklı kelımeler arıyorum şimdi...nekadar az dile getirirsem okadar cabuk küflenip yok olur bu yaşanmışlık!

11 Ağustos 2010 Çarşamba

Sırtıbıçakta bir bitiş daha senden!

beş yılı arkasını dönüp öylece beni bırakıp gitti.dün taksimlerde zırlaya zırlaya yürüdüm.yalvardım,ezildim,kıvrandım.nasıl bir ızdıraptır nasıl bir güc benı ayakta tutacak.yazılcak çok sey var ama elim varmıyor ki...içimin yavaş yavaş öldüğünü hissediyorum.kendimden bu içimdeki kabir azabından kurtulmak istiyorum.beddualrı sıralayıp diz cöksün istiyorum.bir adam yüzünden ülkeyi terk ettim şimdi onu görmek ıcın geri geldiğimde bızım adımıza alınan kararla idam sephasında sallandığımızı görüyorum.

 ben iyi bir adam degilim benden uzak dur !

ben senin iyi bir adam olmadıgını zaten biliyordum.ben mükemmel bir ilişkı istemedim.bütün dünya ona karşı olsa ben yine onunlaydım herseyımle...o ise herzamanki gibi sırtıbıçakta bir gidişle kanrevan ıcınde beni kanamalı bir sekılde bırakıp gitti.yavaş yavaş ölüyorum sanki...
ben onunla beraber bir masala inandım ama masalların sonu hep güzel biterdi di mi?ben onunla büyüdüm büyürken sabretmeyi sevmeyi öğrendim.ayrılıgın sevdaya da dahil oldugunu...

2 Ağustos 2010 Pazartesi

Tek güzel olan şey...

Türkiye ye
                   
                 geliyorum...

27 Temmuz 2010 Salı

Taşralı kız güle güle...


doğudan batıya ne umutlarla gelen bır genc kız tanıdım.ailesinin bütün erkekleri okumuş ama kadınları hiçe sayılmış! kişiliği paramparca edilmiş ,ne olduğunu bilmeyen, paydası eksik sevgi yoksunluğunda kaybolmuş taşralı kız...ailesi bir gün onu evlendirmek istemiş ve o istanbul a kaçmıştı.vücut dilinden başka bir dil bilmeyen bir kadındı o...
bazı ınsanlar sanırım hayata hep bır sıfır yenık baslıyor ne yaparsan yap o yenılgı her defasında fazlasıyla yüzüne tekrar tekrar tokat gıbı çarpıyor.

bir temmuz gecesi altıncı kattan insanlara gülümseyerek aşağıya bıraktı o kendini ...o gülerken sesinin tınısı hala kulaklarımda...

şimdi boğazım düğüm düğüm...
çocukluğunu bilmeden kadın oldu
kadınlığını bilmeden toprak oldu...

http://fizy.com/s/1agr7t#s/1ahsdj

25 Temmuz 2010 Pazar

Kırıntı...


gözlerimi deviriyorum

uzanıyorum yatağıma

odamdakı gökyüzüne bakıyorum

burnumda nar çiceği kokusu

ve ayaklarımda rengi

yol boyu uzanan kurumuş sarı yapraklar

hışırtıları yürüken umut bağlar sol tarafıma akar sessizce

ve hissetmeye başlarım

yine yeniden kanayan yerlerimi...